Çocukların Zekâya Bakış Açısı

Rölatif bir kavram olan zekâ hakkında çok çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Tanımlamayı yapanlar genel olarak kendi yaşantılarını temel alarak çeşitli açıklamalar yapmışlardır. Kimisi, bireyin çevreye uyumu üzerinde durarak kişinin çevresine uyumu ile zekâ düzeyi arasında önemli bir ilişki olduğunu söylerken, kimileri de zekâyı öğrenebilme yeteneği olarak ve soyut düşünebilme kabiliyeti olarak tanımlamışlardır. Kadın ve erkekler fiziksel özellikleri bakımından birbirlerinden oldukça farklılıklar göstermektedir. Duygusal özellikleri, bedensel yapılarının farklı olması veya düşünme biçimlerinde çeşitli farklılar yetişkinler tarafından bilinen farklılıklardır. Peki, küçük çocuklar bu iki cinsiyetin düşünme biçimleri ve özellikle de zekâ düzeyleri arasında bir fark olup olmadığı konusunda neler düşünüyor?  Gelin hep beraber Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmayı inceleyelim.

6 Yaşındaki Kız Çocukları Ne Düşünüyor?

Yapılan bir araştırmaya göre küçük yaştaki kız çocukları sadece erkeklerin zeki olabileceğini düşünüyor. En azından Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 6 yaşındaki kız çocukları bu düşünceye sahip. Amerikalı psikologlar tarafından 26 Ocak 2017’de Science dergisinde yayınlanan bir rapora göre bu, hem toplumu hem de küçük yaştaki kız çocukları ciddi bir şekilde yaralayan kalıplaşmış bir düşünce şekli.

Brigitte Osterath tarafından Deutsche Welle Türkçe ‘de yer alan habere göre, Illinois Üniversitesi Urbana –Champaign‘de Lin Bian ve Ekibi cinsiyeti hakkında hiçbir bilgi vermeden ve “oldukça zeki” olarak nitelendirilen bir insanın hikâyesini yaşları 4 ile 7 arasında değişen 200’den fazla çocuğa anlattılar. Hikâye anlatıldıktan sonra çocuklara hikâyede geçen kahramanın erkek mi yoksa kadın mı olabileceği şeklinde soru yöneltildi. 4-5 yaş aralığındaki çocukların bu soru ile ilgili net bir fikri yoktu. Ama 6 yaş üzerindeki kız çocukları hikâyede geçen kahramanın zeki olabileceğini göz önüne bulundurarak kahramanın erkek olabileceği şeklinde cevap verdi.

İçler Acısı Bir Durum

Lin Bian’a göre ise bu durum tam olarak içler acısı: “Kız çocukların zekâyı kadınlardan çok erkeklerle bağdaştıran bu basmakalıp düşünceyi çok küçük yaşlarda öğrenmiş olması gerçekten içler acısı bir durum”

Ona göre, daha çok Amerika’da yaygın olan ve zekâyı kadınlardan daha çok erkeklere özgü bir unsur olarak gören kız çocukları, bu içler acısı olayı küçük yaşlarda içselleştirilerek öğrenmektedir. Dikkat çeken bir başka nokta ise kız öğrencilerin derslerde yüksek not almanın zeki olmaktan ziyade daha çok çalışmakla ilgili olduğunu düşünüyor olması. Çocuklara erkek mi yoksa kız çocukların mı okuldaki derslerde daha yüksek notlar aldığı sorulduğunda 6 yaşındaki çocuklar bu soruya “kızlar erkeklerden daha yüksek notlar alıyor” cevabını verirken çocukların yine de erkeklerin daha zeki olduğunu düşünüyor olması dikkat çekici bir detay.

Oyun Tercihleri

Araştırmanın ikinci etabında Bian ve ekibi daha önce oynamamış oldukları iki oyunu çocuklara gösterdi ve çocuklara oyunlardan birinin sadece zeki olanlar için” diğerinin de sadece çalışkanlar olanlar için” olduğunu söyledi.

6 ve 7 yaş aralığındaki kız çocukları sadece çalışkanlar için olan oyunu tercih ederken aynı yaş grubundaki erkeklerde sadece zekiler için olan oyunu tercih ettiler. Araştırma ekibi kız çocuklarının kendilerine olan bu güvensiz tutumlarının oyun tercihlerini hatta gelecekteki mesleki tercihlerini bile etkileyebileceği sonucuna vardı.

Mesleki Tercihleri Etkilemek   

Lin Bian ve ekibi, fizik ve matematik gibi daha çok erkeklerle ilgili olduğu düşünülen sektörlerdeki kadın sayısının az olmasının temel sebebini ise kadınların bu konuda kendilerine karşı duymuş oldukları özgüven eksikliğinden kaynaklanabileceği sonucuna varmıştır. Ekip üyelerinden Cimpian: “Zekânın erkeklere özgü olduğu şeklindeki basmakalıp düşünce her ne kadar gerçeği yansıtmıyor olsa da bu durum kız çocuklarının isteklerini aynı zamanda kariyerleri üzerinde de ekili oluyor.” dedi. Hatta bu durumun sadece fizik ve matematik gibi alanlarda değil filozofi gibi diğer alanlarda da kadın bireylerinin azlığı hakkında geçerliliğini koruduğunu söyledi. Daha önce yapılan araştırmalara göre de henüz ikinci sınıfa giden öğrencilere göre matematik sadece erkeklere özgü. Alman Fizik Topluluğu Fırsat Eşitliliği Çalışma Grubu’nda yönetici olan Susanne Krank aynı görüşün fizik bölümü için de geçerli olduğunu söyledi.

“Çocuklara Fiziğin Kadınlar İçin Olmadığı Söyleniyor”

Halen Stuttgart’ta teorik fizik alanında çalışan Profesör Maria Daghofer Deutsche Welle‘yle yapmış olduğu bir söyleşisinde çocukken kendisinin de bu düşünceden etkilenmiş olduğunu belirtmişti. Bu konu hakkında Daghofer düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ Çok erken yaşlarda fizik okumak istediğimi biliyordum ama onun yerine hukuk okumaya başladım çünkü fizik alanında çalışabileceğim konusunda kendime güvenmiyordum.” İlginçtir ki Daghofer bir dönem hukuk okumasına rağmen daha sonra fizik alanına geçiş yapmak gibi radikal bir karar almasını şu şekilde ifade ediyor: “Bu karara birkaç fizik dersine girdikten sonra vardım ve bunu her şekilde başarabileceğim konusunda ikna oldum.”

Kalıplaşmış Düşüncelerin Yaratılması

Susanne Krankl fiziğe ilgisinin bu denli ilgisinin yüksek olmasının altında yatan nedenin mühendis olan babası tarafından desteklenip yüreklendirmesine bağlı olduğunu söyledi. Krankl: “Neden fiziği seçtiklerini kadınlara sorarsanız sizlere muhakkak yaşamlarında model aldıkları ve bu yolda ilerlemeleri konusunda onları destekleyip yardımcı olan bir kişi olduğunu söyleyeceklerdir .”diyor. Berlin Teknik Üniversitesi’nde birkaç yıl önce yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre kariyer planlamasında kız çocukları için rol modeller oldukça önemli bir yere sahip. Araştırma ekibi rol modelin veya modellerin film veya dizilerdeki hayali karakterlerinin de olabileceğini bu nedenle komedi, drama ve özellikle de çizgi filmlerdeki kadınların kuaför veya hemşire değil de mühendis ve fizikçi rollerini üstlenmesinin oldukça önemli olduğu görüşünde. Ayrıca psikolog Lin Bian fizik ve matematik gibi alanlarında toplumdaki bakış açısının değişmesiyle birlikte bu alanlardaki kadın temsil oranının da artacağı fikrini savunmaktadır. Kız ve erkek çocuklara çok çalışmanın ve gayret göstermenin önemine yapılması gereken vurgunun zekâ ayrımı için yapılacak vurgudan daha fazla olması gerektiği görüşünü de benimsemektedir. Yürütmüş oldukları çalışma da göstermektedir ki kız çocukları çok sıkı çalışma gerektiren oyunlara karşı ilgilidir.

 Yararlanılan Kaynak:

1-http://www.dw.com/tr/dahiler-sadece-erkekler-mi/a-3733857 30.01.2017 tarihli internet haberi

Hazırlayan: 

Fuat Arslan

Düzce Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir