ÇOCUK GELİŞİMİNDE KRİTİK SÜREÇ: BAĞLANMA

Ama çocuklar her türlü insan ile bağlantı kurabilmek için sevimli küçük köprülerdir.

Fakir Baykurt

   Küçükken annenizden ayrıldığınız anları hatırlıyor musunuz? Ya da annenizden ayrıldıktan sonra bir araya geldiğinizde ona sarılır mıydınız, yoksa sizi bırakıp gittiği için ona derin bir kızgınlık mı hissederdiniz? Gelin şimdi bağlanma üzerine biraz akademik biraz günlük yaşam üzerine sohbet edelim.

Dünya üzerinde yaşayan canlıların arasında doğumu gerçekleştikten sonra anne ve babaya bağlılık sürecini uzun sürede tamamlayan varlık, insan yavrusudur. Bebeğin, anne- babasıyla iletişimde en uzun kullandığı ve hayatının ilk aylarında geliştirdiği davranışlarına bağlanma davranışları denir. Emme, sokulma/uzanma, bakış, gülümseme, ağlama bebeğin başlıca bağlanma davranışlarıdır (Sayar ve Tüzün, 2006). Bağlanma davranışı bebekliğin ilk aylarında oluşmaya başlamakta ve dokuzuncu ayda bağlanma süreci yüksek düzeyde tamamlanmaktadır. Bağlanma modeli bir kez belirlendikten sonra değişmesi zor olsa da dinamik bir süreçtir.

Bowlby’nin Bağlanma Modeli Nedir?

Bağlanma üzerine çeşitli çalışmalarla tanınan Bowlby, üç çeşit bağlanma modelinden bahsetmektedir: Kaygılı, kaçınan ve güvenli bağlanma. Bowlby, çocuklar üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda kaygılı bağlanan çocukların, annelerinden ayrıldıkları zaman yoğun şekilde kaygı, kızgınlık yaşadıklarını, yabancılarla etkileşimi reddettiklerini ve anneleriyle bir araya geldiklerinde ise sakinleşmekte güçlük yaşadıklarını gözlemlemiştir. Kaçınan bağlanan çocukların, ayrılma esnasında herhangi bir tepki göstermedikleri; tekrar buluşma anında ise anneden uzaklaşma, kaçınma hallerini gösterdikleri gözlenmiştir. Güvenli bağlanan çocukların ise ayrılma anında ağladıkları bir araya geldiklerinde ise anneye sarıldıkları, mutlu oldukları çalışmanın sonuçları arasındadır.

Maymunlarla deneyler yaparak ünlenen ve bağlanma sürecine ilişkin önemli sonuçlar elde eden Harlow, Bowlby’nin çalışmalarını deneysel olarak desteklemiştir. Harlow,  bağlanmayı sadece fizyolojik ihtiyaçların belirlemediğini ispatlamıştır. Özellikle annenin fiziksel temasının ve sıcaklığının önemine dikkat çekmiştir. Erken bebeklik döneminde anneyle tensel temasta bulunan çocukların güvenli bağlandıkları, olumlu kişilik özelliklerine sahip oldukları, daha az davranış problemleri yaşadıkları görülmektedir.

Bağlanmayı Etkileyen Faktörler

Bebeğin bakımını üstlenen kişi genel olarak annedir ve bundan dolayı bağlanma davranışı da anneye doğru gerçekleşmektedir (Bowlby, 1980; akt. Efe-Azkeskin, Güven, Sezer, Ural, ve Yılmaz, 2015). Başka bir ifadeyle bağlanma davranışında anne, anahtar figürdür. Güvenlik duygusunun anne tarafından sağlanması çocuğun dünyayı algılayış biçimini ve çevreye tutunma sürecini etkilemektedir. Ancak çocuğuna karşı üstüne düşme davranışını çok gösteren annenin çocuk üzerindeki etkisi ihmal kadar tehlikeli boyutlara da ulaşabilmektedir. Bu durum çocukta sahte benlik oluşumuna neden olabilmektedir. Bağlanma davranışı sadece anne üzerinden gerçekleşen bir süreç değildir; babanın etkisinin de oldukça önemli olduğu bir süreçtir. Baba; ses tonu, dokunuşu, giyimi açısından çocuk tarafından farklı algılanır. Erken bebeklik döneminde babaları ile sağlıklı ilişkiler kuran çocukların güvenli bağlanma geliştirdikleri ve anneden ayrıldıklarında babalarının varlığını bilen çocukların rahat oldukları tespit edilmiştir (Soysal, Bodur, İşeri, ve Şenol, 2005).

Son Söz

Bowlby, çocuklarıyla güvenli bağlanan ebeveynlerin, çocuklarına değerli ve güvende olduklarını, sevildiklerini hissettirdiklerini ifade etmektedir. Ebeveynler, çocukların güvenli bir limanı niteliğindedir. Anne ve baba ile oluşan güvenli ve sevgiyi temel alan bağ çocuğun benlik saygısına, arkadaşlarıyla ilişkilerine, problem çözme yeteneğine ve benliği kontrol etmede önemli işleve sahiptir (Ainsworth, Blehar, Waters ve Wall, 1978; DeWolff ve Van Ijzendoorn, 1977; Main, Kaplan ve Cassidy, 1985; Thompson, 1999; akt. Anafarta-Şendağ ve Sümer, 2009).

Çocuk aklının gelişimi için anne sevgisi, fiziksel gelişimi için gereken vitamin ve proteinler kadar mühimdir.

John Bowlby

KAYNAKÇA

  1. Anafarta-Şendağ, M. ve Sümer, N. (2009). Orta Çocukluk Döneminde Ebeveynlere Bağlanma, Benlik Algısı ve Kaygı. Türk Psikoloji Dergisi, 24(63), 86-101.
  2. Bodur, Ş., İşeri, E., Soysal, Ş. A. ve Şenol, S. (2005). Bebeklik Dönemindeki Bağlanma Sürecine Genel Bir Bakış. Klinik Psikiyatri Dergisi, 8, 88-99.
  3. Efe-Azkeskin, K., Güven, G., Sezer, T., Ural, O. ve Yılmaz, E. (2015). Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Bağlanma Biçimleri İle Sosyal Yetkinlik Ve Duygu Düzenleme Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 1(2), 589-598.
  4. Sayar, K. ve Tüzün, O. (2006). Bağlanma Kuramı ve Psikopatoloji. Düşünen Adam Dergisi, 19(1), 24-39.

Merve AKBABA

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın