Çocuğuma Ne Zaman Akıllı Telefon Almalıyım?

Çocuğuma Ne Zaman Akıllı Telefon Almalıyım?

Bilim ve teknoloji ile birlikte küreselleşen çağın insanlığa kazandırdığı en önemli araçlardan biri, hiç şüphesiz, akıllı telefonlardır. Akıllı telefonlar, yediden yetmiş yediye herkesin elinden düşmeyen araçların başında gelmektedir. Dolayısıyla akıllı telefonların kimler tarafından nasıl kullanılabileceği sorunu da, insanlığın gündemini işgal etmektedir. Biz bu yazımızda akıllı telefon kullanımının çocuklardaki etkileri ve bu konuda alınabilecek önlemleri ele almaya çalışacağız.

Ebeveynlerin çocuklarına akıllı telefon almadan önce kendilerine yöneltmeleri gereken esas soru şudur: Çocuğumun hangi çağında ve yaşında ihtiyaçlar listesinde akıllı telefon yer alabilir? Bu soru ışığında, akıllı telefonu ihtiyaçlar listesine alabilmemiz için gerekli olan etkenlerden bahsedebiliriz.

Neden akıllı telefon? Yetişkinler için akıllı telefon ihtiyacının en belirleyici nedenleri; mesleki yaşamlarını tek elden yönetebilmek yahut gerektiği anda bilgi edinmek ya da modern insan tanımına uyum sağlamak için başvurulan yol olarak nitelendirilebilir. Yetişkinler, toplumsal ve kişisel ihtiyaçları zeminleştirmek için akıllı telefon kullanıyor olabilir; ancak çocuklar toplumsal ve kişisel alanda akıllı telefona ihtiyaç duyuyor mu?

Çocuklarda gelişim evreleri her kurama göre küçük değişiklikler göstermektedir; ama genel olarak, 0-24 yaş aralığı insan gelişiminde en kritik dönem olarak kabul görebilir. Bu yaş aralığı, bireylerin doğumdan itibaren kişilik oluşumunda baskın olan bir dönemdir. Çocuğun/ergenin fizyolojik ihtiyaçlarının yanında kendini inşa çabası, toplumla bütünleşme, sosyal uyum sağlayabilme gibi hedeflerini bu evrelerde gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Bu dönemlerdeki kritik zamanlarda yaşanabilecek herhangi bir olumsuz durumun, çocuğun kişiliğinde yaratacağı psikolojik iz ve zararlardan biri de telefon bağımlılığıdır.

Bireyin gelişiminde telefon bağımlılığının derin izler bırakarak kişilik bozukluğuna kadar ulaşabilecek etki düzeyine sahip olduğu araştırmalarla ortaya konulmuştur. Telefon bağımlılığının, henüz ergenlik çağına gelmemiş, ikinci çocukluk çağı dediğimiz (7 -11)   ya da sonraki ergenlik çağında (12-18) olan çocukları bu kritik dilimlerde etki altına alma oranı yükselmektedir.

Bireyin akıllı telefona bağımlı olma durumu, başka problemlere de zemin hazırlayabilmektedir; utangaçlık, içe dönme vb. Zaman içerisinde utangaçlığın ağır ve işlev bozucu boyutu sosyal fobiye dönüşme ihtimali üzerinde ayrıca durulmalıdır. Bireyleşme sürecinde akıllı telefonla uzun zaman geçirmiş olan bir çocuk, kendine özgü bir dünya kurmakta ve dış dünya ile iletişime kendisini kapatarak utangaç hale gelmekte, süreç içerisinde ise bu pozisyon artmaya devam etmektedir. Kısacası a-sosyal ya da anti-sosyal hale gelebilmektedir.

Bu durumda ebeveynlerin, çocuklarının akıllı telefonla ne kadar zaman geçirdikleri konusunda uyanık olmaları gerektiği anlaşılmaktadır.

Peki bu durumla nasıl başa çıkarız? Akıllı telefonu yaşamımıza almamak çözüm müdür

Henüz böyle durumla karşılaşmadıysak başa çıkmaktan ziyade  “Nasıl önlem alabiliriz?” sorusuna odaklanmak gerekir. Günümüzde akıllı telefonu, her yaştan insanın elinde görmekteyiz. Unutmamalı ki, insanlar moda konusunda birbirinden etkilenir. Çocuğumuzu hayattan soyutlayamayacağımız gibi, teknolojik gelişmelerin etkisinden de uzak tutamayız. Uzak duramadığımız teknolojinin faydalanmaya çalışırken aynı zamanda zararlarını indirgemek en akılcı yol olacaktır.

Bir diğer soru; çocuğumu akıllı telefonla hangi yaşta tanıştırmalıyım?

Araştırmalar ortaokul 2.-3. düzeyinde bir çocuğa telefon alınmasının daha uygun olacağına vurgu yapmaktadır. Çünkü çocuk bu düzeyde,“ergenlik” olarak adlandırdığımız çağa adım atmakta olduğu için özerk boyuta geçmektedir. Genç ergenler, toplumsal ve duygusal olarak telefona bu dönemlerde ihtiyaç duyabilir. Yapılan araştırmalar ailenin akıllı telefon alma sebeplerinin birinci sırasında “çocuğumu aradığım zaman ulaşabilirim.” düşüncesi ya da “çevre faktörünün etkisiyle arkadaşlarda görülen telefon isteği” olduğunu ortaya koymaktadır. Bu faktörler, hem aileyi telefon almaya itmekte hem de çocuğun arkadaşlarında olup kendisinde neden olmadığını sorgulamasına sebep olmaktadır.

Sonuç olarak ebeveynler çocuklarına ortaokul 2. ya da 3. sınıfa geçtiklerinde akıllı telefon alabilirler ancak onları bilinçlendirmek koşuluyla. Ebeveynlerin üzerine düşen en önemli görev; akıllı telefonun kullanımı, yararları ve zararları hususunda çocuklarda ve genç ergenlerde farkındalık oluşturmaktır. Çocuğa/ergene telefon alındığında sosyal medyada nelere dikkat etmesi gerektiği anlatılmalı, başına gelebilecek olumsuz durumlar açıklanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bir ebeveyn söz konusu çocuklar olduğunda her daim temkini elden bırakmamalıdır. Nasrettin Hoca misali “Ya testi kırılırsa” diyerek gerekli önlemler baştan alınmalıdır.

Duygu KÖSE

Sınıf Öğretmeni/Aday Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir