Kategori

Arşiv

Psikolektifte geçmişte yayınlanan yazılara buradan ulaşabilirsiniz.

Yeni PDR Hizmetleri Yönetmeliğine Bir Bakış

2019 Ağustos’unda Milli Eğitim Bakanlığınca “Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği Değerlendirme Formu” tarafların değerlendirmesi için açılmış ve yeni bir PDR Hizmetleri Yönetmeliği’nin sinyalleri verilmişti. 2023 Eğitim Vizyonunda yer alan “Rehberlik Hizmetleri İhtiyaçlara Göre Yeniden Yapılandırılacak” maddesinin ise yönetmeliğin ana dayanaklarından birisi olduğu söylenebilir. 2017 yılında “Hayal Kırıklıkları Atlası: Yeni Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği” başlığı altında duyurduğumuz yönetmelik değişikliğinin…

Hak Savunuculuğundan Siber Zorbalığa : F. P. A. Vakası

Ruh sağlığı alanı son yıllarda bu alana mensup olmayan birçok kişi tarafından yoğun istismara maruz kalmaktadır. Üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji ve sosyal hizmet lisans programlarından mezun olan kişilerin son yıllarda iş bulma kaygıları arttıkça mesleklerine sahip çıkma konusundaki çabaları ise doğru orantılı olarak artmıştır. Bu bağlamda, ruh sağlığı yasasının çıkarılmasına yönelik son yıllarda…

Göçün Psikolojik Etkileri

İnsanlar geçmişten günümüze birçok sebepten dolayı bulundukları yerden göç etmeyi tercih etmekte veya göç etmek zorunda kalmaktadır. İnsanları göç etmeye yönelten sebeplere örnek olarak yaşam koşullarını iyileştirme umudu, savaş veya mübadele durumlarında zorunlu göç etme, beyin göçü gösterilebilir. Tanım itibariyle göç, bireylerin yaşamlarının tamamını veya bir kısmını geçirmek üzere bir bölgeden başka bir bölgeye hareketliliğini…

ÖZ-ANLAYIŞ: AH BU BEN BENİ ANLASA!

“Bir şeyden çok eminim, kendimi üzdüğüm kadar kimseyi üzmedim hayatta.” DOSTOYEVSKİ İşler yolunda gitmediğinde, bireyler kendilerini suçlamaya meyilli olurlar (Sarıcıoğlu ve Arslan, 2019). Hata kendimizden kaynaklı olsun olmasın öfkemizin karşılık bulduğu ilk adres yine kendimizizdir.  Kendimizle baş başa kaldığımızda aklımızda bir dolu düşünceyle patlayacak bir bomba gibiyizdir. Tamda bu anlarda kendimizle konuşmaya başlarız. Bombanın pimini…

Vazgeçilmez Üçlü: Oyun, Oyuncak ve Çocuk

Çoğu çocuğun oyunlarının vazgeçilmez parçası olan oyuncak; Türk Dil Kurumunun Sözlüğünde eğlenip oyalanmaya yarayan araç olarak tanımlanmaktadır. Oyun ise yetenek ve zekâ geliştirici olan, belli kuralları sahip, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence olarak ifade edilmektedir (“Türk Dil Kurumu”, t.y.). Çocuk gelişimi üzerinde oyunun etkisine bakıldığında ise, oyunu sadece eğlence aracı olarak görmek yetersiz kalmaktadır. Oyun…

TÜRKİYE’DE YÜKSEKÖĞRENİM MEZUNU İŞSİZ OLMANIN PSİKO-SOSYAL AÇIDAN İNCELENMESİ

…Neden bilmem, etrafımdakilerden utanıyorum. Herkesin yemeğe gittiği bir saatte benim parasız pulsuz Buralarda dolaşmam bir suçmuş gibi geliyor bana… Orhan Veli KANIK-İşsizlik Türk dil kurumuna göre işsizlik; işsiz kalma, iş bulamama durumu olarak tanımlansa da iş sahibi olmanın, çalışmanın bireyler açısından anlamı sadece para kazanmaya indirgenemeyecek kadar fazladır. İş kişiye maddi kaynak, statü, sosyal destek,…

TikTok ve Sosyal Medya Platformları Çerçevesinde Günümüz İnsanını Anlamak

O, hastayken sizi yalancı gülüşleriyle aldatmaya, etrafındakileri sahte bir mutluluk içinde kandırmaya çalışan, derinliklerinde hasta ruhu ağlarken gülen gözleri! Halit Ziya Uşaklıgil Günümüz toplum yapısı, insanların birbirlerine yabancılaşmaya başladığı, diğerinin öteki gözünde kendi benliğini karşılaştırma amacı dışında pek bir öneminin kalmadığı bir toplum yapısı olarak belirtilebilir. Bireyselliğin ve bununla bağlantılı olarak mükemmeliyetçiliğin ön plana çıktığı…

Mutluluk Bilimi

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana mutluluk arzulanan bir hazine olmuştur. Bu nedenle toplumlar mutluluğa ulaşmak için sürekli bir arayış içinde olmuşlardır. Sokrates’in ifadeleri baz alınarak kabul edilebilir ki mutluluk, varlığına ihtiyaç duyulan temel bir öz değerdir. Bu nedenledir ki, “İnsan neden mutlu olmak ister?” sorusuna cevap aramak gerekmemektedir. (Şehirli ve Taşkent, 2017). İnsanların bir…

KOKUN ÇAĞIRDI BEN DE GELDİM!

“İç sesinizi dinleyin çünkü iç sesiniz size ne yapacağınızı söyleyen burnunuz olabilir.” Johan Lundström İnsan günde ortalama 20.000 defa nefes almaktadır. Her nefes alımında çok çeşitli koku, kaynaklarından moleküler koku alma sistemine ulaşmaktadır (Ozan, 2016). Koklamak, temel olarak herkesin bildiği gibi bir ortamda bulunan kimyasalların, belirli reseptörler üzerinde meydana getirdikleri elektrokimyasal uyarıların beyin tarafından değerlendirilmesi…

NEDEN SINIFTA KALDIK?

Her insanın ikinci yuvası olma niteliği taşıyan okul Türk Dil Kurumuna göre; her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer olarak tanımlanmaktadır (“Türk Dil Kurumu”, t.y.). Okullar bir ülkenin gelişmesi ve ilerlemesi için zaruri olan kurumlardır. Okul çocukların ailesinden sonra karşılaştıkları önemli sosyal çevrelerden biri olmakla birlikte öğrencilerin yaşamlarını düzenleyen kurumdur (Gömleksiz ve Özdaş,…