Bir anlamlandırma süreci: Algı

Bir anlamlandırma süreci: Algı

Algı, sinirsel olduğu kadar biyolojik, biyolojik olduğu kadar çevresel etkenlere bağlı olarak açıklanabilecek bir kavram. Gestalt psikologlarının üzerinde çalıştığı önemli bir kavram olan algının kapsamı öyle geniştir ki, günümüzde ‘‘Algı psikolojisi’’ adında bir çalışma alanından söz etmek mümkündür. Yazıya algı türlerinden birkaçını açıklayıp örnekleyerek başlayacağız.  Algı denilince akla gelen ilk başlıklardan biri Algıda Seçiciliktir. Aç olduğumuz zaman dikkatimizi ilk olarak yemeklerin çekmesi, ayakkabıya ihtiyaç duyduğumuzda gözümüzün ilk ayakkabı reyonuna kayması algıda seçicilikle açıklanabilecek durumlardır. Uçaktan aşağıya doğru baktığımızda araçlar lego boyutunda görünse de aslında onları kendi boyutları ile algılamamız ise Algıda Değişmezlik ile açıklanır. Bir başka başlıkta, bir müzik parçasını tek tek notalardan ibaret olarak algılamayıp bir bütün olarak algılamamız ise Algıda Bütünlük ile açıklanır. Son olarak, bir müzik parçasını dinlerken sözlere dikkat edip müziğe dikkat etmediğinizde sözler şekil, müzik zemin durumuna geçerken, sınıfta ders dinlerken öğretmenizin söyledikleri şekil, yanınızda oturan sizi konuşturmaya çalışan arkadaşınızın söyledikleri ise zemin durumundadır. Algı psikolojisinde şekil-zemin olarak açıklanan bu durum ile günlük hayatımızda sıkça karşılaşırız.

Biz farkında olmadan davranışlarımızda kendisini gösteren algı kavramı, belirleyiciliğini bireyden alır. Dışarıda yürürken kendinizi aniden bir tartışmanın içinde bulduğunuzu hayal edin, tartışan kişilerin biri erkek, biri kadın. Kadın, ‘‘beni neden takip edip duruyorsun’’ diye sitemde bulunurken, erkek ‘‘iş yerine gitmek için bu yolu kullanmak mecburiyetindeyim, sizi takip ettiğimi nereden çıkardınız’’ diyor. Bu durumda kimin haklı olduğunu söyleyebilir miyiz? Hayır. Ancak kadın ve erkeğin aynı anda gerçekleşen olayı farklı yorumladığını söyleyebiliriz. Zira kadın takip edildiğinden rahatsız olduğunu söyleyip sitemde bulunurken, erkek herhangi bir ilgisinin olmadığını söylemiştir. Olayın farklı şekilde yorumlanmasından, kimin haklı, kimin haksız olduğunu belirlemeye kadar geçen tüm süreçlerde algı rol oynar. Bu örnekten yola çıkarak; mutlak bir doğrunun olmayabileceğini, bizim dışımızda da olayların gerçekleştiğini fark ettiğimiz, algılarımızı belirleyen şeyin içsel ve dışsal yaşantılar olduğu bilincine sahip bir şekilde hareket etmemiz dileğiyle.

Görsel Kaynakça:

1- http://www.theleonardo.org/wp-content/uploads/2015/11/Perception_21.png,

2- http://sefakarahan.com/wp-content/uploads/2016/05/algi-1120×600.jpg.

Mücahit AKKAYA

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir