Benlik Enformasyonu: Narsizm

Kendime olan aşk ile yanıyorum

Aşk ateşini yakan benim, aşk ateşiyle yanan yine benim.

Ve her ikisinden de çok acı çekiyorum.

Ne yapabilirim acaba? Aşık mı olmalıyım veya aşık mı olmalı?

Neden aşk? Ne arzu ettiğime sahibim; içimdeki aşırı zenginlik bana yakarıyor.

(Ovid, Metamorphoses).

 

Tarihsel süreç boyunca insanoğlu; bireyi diğerlerinden ayıran ve doğuştan gelen, çevreyle etkileşimi sonucunda oluşan kişilik kavramı ve ilgili faktörlerle alakalı araştırma, açıklama ve anlamlandırma gayesi içerisinde olmuştur. Araştırmacılar tarafından doğum öncesi, doğum esnası ve doğum sonrası süreçler; insanların hayatını ve kişiliğini etkileyen etmenler irdelenmiştir. Bu araştırma ve irdelenme esnasında özellikle son yıllarda psikoloji gündemine oturan ve “çağın vebası” olarak adlandırılan bir kavram ortaya çıkmıştır.

Narsizm olarak bilinen bu kavram Yunan mitolojisinde yer alan Narkissos mitine dayanmaktadır. Mite göre Narkisos günlerden bir gün suda yansımasını görmüş ve inanılmaz bir hayranlık beslemiştir. Öyle ki sudaki yansımasından gözlerini alamayan Narkisos yansımaya ne zaman ulaşmak istese kaybetmiş ve en son suya düşmüş, boğularak hayatını kaybetmiştir (Cihangiroğlu, Teke, Uzuntarla ve Uğrak, 2015).

Yunan mitolojisinden psikoloji literatürüne ise, tarihsel zaman içerisinde ilk defa Havelock Ellis tarafından ele alınmış; sonralarda Freud, Jung ve Horney gibi kuramcılar tarafından da çalışılmıştır. Hatta Freud’un çalışmalarının temelinde yer alan kavramlardan birinin narsizm olması da kuramının içeriğinden anlaşılmaktadır. Narsizm en genel tanım itibariyle, kişinin kendi ruhsal ve bedensel özelliklerine aşırı hayranlık duyması durumu olarak ifade edilmektedir (Uçkun ve Üzüm, 2018). İlk çalışmalarda bireyin kişiliğini bulması için gerekli bir öge olarak ele alınan bu kavram; şimdilerde normal narsizm ve patolojik narsizm olarak ikiye ayrılmış ve bir kişilik bozukluğu olarak ele alınmaya başlanmıştır (Bolat, Demir ve Ülker, 2016).

Toplum içerisinde ise, narsizm kavramı zaman zaman amiyane tabirle “aşırı özgüvenli” kelimesine karşılık gelmektedir. Fakat özgüven ve narsizm kavramları birbirlerinden farklı paydalarda yer alan iki kavramdır. Öncelikle bu iki kavram bireylerin kendilerini ve diğer insanları algılama açısından birbirinden farklılaşmaktadır. Özgüvenli bireyler kendilerinin değerli olduklarının bilincindedir. Aynı zamanda diğer insanları da önemsemekte ve onlara karşı eşitlikçi yaklaşmaktadır. Narsist bireylerde ise durum daha da farklılaşmakta ve bireyler kendilerini diğer insanlardan üstün görmektedir (Palademir, 2018).

Alanyazın dikkate alındığında görülmektedir ki narsizm kavramına pek olumlu şekilde yaklaşılmamaktadır. Kavramın çerçevesi içerisinde; şişirilmiş öz benlik, empati yoksunluğu, kibir, benlik enflasyonu gibi tanımlamalar yer almaktadır. Peki, çocukluğundan yetişkinlik zamanına kadar olan evirilme sürecinde birey neden/nasıl narsist bir kişilik yapısına sahip olmaktadır? Yapılan çalışmalar öncelikli olarak ebeveyn tutumunun çocuklar üzerindeki etkisine eğilmiştir. Öyle ki ebeveynin aşırı hoşgörülü veya otoriter olmasının sonucunda da çocuk narsist bir kişiliğe bürünebilmektedir. Bir örnekle açıklamak gerekirse; aşırı hoşgörülü ebeveynin yetiştirdiği bir çocuk fazla övgü ve az disiplinli bir ortamda büyümekte, bunun yanında yaptığı iyi/kötü davranışların koşulsuz kabulüne/affına inanmaktadır. Diğer taraftan otoriter bir ailede büyüyen çocuk, ailesinin üzerindeki baskısına karşılık bir savunma mekanizması geliştirebilmekte ve her şeyin en iyisini kendisinin yapacağına dair karşıt bir bakış açısı geliştirebilmektedir (Yılmaz, 2018).

Ebeveyn tutumlarının yanında insanın temel güveni oluşturma görevini geçirdiği ortam da çok önemlidir. Kendisini dünyanın odağı ve ailesinin göz bebeği olarak algılayan çocuk ilerleyen yaşlarında gerçek hayata karıştığında karşılaştığı eşitlik/eşitsizlik dengesi bireyi karmaşaya sokmaktadır. Birey ise bu dengesizlik içerisindeki boşluğu narsistik duygularla doldurmaktadır. Bir diğer ifadeyle birey var olan benliği ile ideal benliğinin arasındaki farkı minimuma indirmek için bu duygulara sığınmaktadır (Ertekin ve Yurtsever, 2001).

Peki, narsizm normal boyuttan patolojik boyuta nasıl dönüşmektedir? Narsizmin bireyin kişiliğinde normal boyutta olması birey için faydalıdır. Bireylerin ruh sağlığının yerinde olması, bireyin belirlenen hedeflere ulaşma azmi gibi konularda destekleyici bir görev üstlenmektedir. Fakat bu boyut kırılma noktasını geçtiğinde ise takdir kazanma ve hedefe ulaşma azmi yerini yüksek bir çabaya bırakırsa ortaya narsistik yaralanma olarak ifade edilen hayal kırıklıkları çıkabilir. Böylece birey diğer insanlardan gelecek övgü, yorum ve düşüncelere ihtiyaç durumunu sınırın üstüne taşıyabilir. Patolojik boyuta evirilme sürecinde ise; birey kendisini kendi gözünde mükemmelleştirebilir, sınırsız ve güç arzusu içine girebilir, empati duygusundan yoksun ve üstün olduğuna dair inançlara sahip bir birey haline gelebilir (Uçkun ve Üzüm, 2018).

Patolojik narsizmi besleyebilecek bir kaynak olan günümüz internet çağı ile narsizm arasındaki bağlantı penceresine bakıldığında ise, insanların görünür olmak; istenilen, ideal benliğe sahipmiş gibi görünmek; sosyal medya nüfuzunda kendine yer edinmek gibi ihtiyaçlarını gidermek için sosyal medyadan yararlandığı görülmektedir. Narsist birey için sosyal medya araçları beğenilme arzusunu gidermek için çöldeki serap görevi görmektedir. Benliği içerisindeki boşluğu birey yapılan yorumlar, beğeniler ve dönütlerle kapatmaktadır (Alanka ve Cezik, 2016).

Son zamanlarda yapılan ve narsizim üzerine en güncel araştırmalardan biri olan Belfast Queen Üniversitesinde görevli araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışmada ise diğer araştırmaların aksine bardağa dolu tarafından bakılmış ve narsizmin birey için katkıda bulunabileceği noktalar araştırılmıştır. Dr. Papagergiou’nun 700 kişilik bir deney grubuyla gerçekleştirdiği çalışmasında narsist bireylerin reddedilme duygularıyla başa çıkmakta güçlü olduklarını; kendilerine atfettikleri önem nedeniyle hayata daha pozitif ve stressiz yaklaştıkları saptanmıştır (“Narsistler neden”, 2019).

Bireylerin çocukluğunda zemini atılan bu kişilik tipinin bireyde yer etme düzeyinin istenilenin üstüne çıkmaması için ebeveynler gerekli çabayı göstermeli ve tutumlarını bu doğrultuda ayarlamalıdır. Özgüven bir ağacın tohumudur, yeşermesi ve büyümesi zaman ve emek ister. Fazla sulanan ağaç hem kendini çürütür hem de etrafında ot yeşermesine izin vermez. Bu doğrultuda kendine güvenen, hedeflerini belirleyebilen, öz düzenleme becerisini geliştirebilen ve öncelikle başkasının kendisine değer vermesini değil, kendisine değer vermeyi bilen bir popülasyon yetişmesi dileğiyle…

Melisa BURAN

Psikolojik Danışman

Kaynakça:

 

  1. Alanka, Ö., Cezik, A. (2016). Dijital kibir: Sosyal medyadaki narsistik ritüellere ilişkin bir inceleme. TRT Akademi Dergisi, 1(2), 550-554. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/218550
  2. Bolat, Y., Demir, C., Ülker, M. (2016). Kavramsal açıdan narsizm ve eğitimde narsist kişilik. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 9(46), 482-490. Erişim adresi: http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt9/sayi46_pdf/5egitim/bolat_yavuz.pdf
  3. Cihangiroğlu, N., Teke, A., Uzuntarla, Y. ve Uğrak, U. (2015). Narsist kişilik eğilimleri ile kurumsal bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin analizi. Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 13(1). Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/203303
  4. Ertekin, E., Yurtsever, G. (2001). Yönetimde narsizm üzerine bir deneme. Amme İdaresi Dergisi, 34(3). 37-46. Erişim adresi: http://www.aktuelpsikoloji.com/d/file/dergi15.pdf
  5. Narsistler neden daha mutlu? (2019, 29 Ekim). Erişim adresi: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50218705
  6. Uçkun, G., Uçkun S., Üzüm, B. (2018). Narsist kişiliğin makyavelist davranışlara etkisi: Kocaeli Üniversitesi özel güvenlik öğrencileri örneği. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 20(2), 139-154. Erişim adresi: https://trdizin.gov.tr/publication/show/pdf/paper/TXpBeU1qWXdNQT09
  7. Palademir, S. (2018, 24 Haziran). Narsizmin günümüzdeki biçimleri ve popüler söylemler: Özgüvenli bireyler mi narsistik kişiler mi? Erişim adresi: http://www.fransizlape.com/narsisizmin-gunumuzdeki-bicimleri-ve-populer soylemler-ozguvenli-bireyler-mi-narsisistik-kisiler-mi/?
  8. Yılmaz, H. (2018). Narsizme giden yolun ilk adımı: Şişirilmiş benlik duygusu ölçeği geliştirme çalışması. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 6(76). 1-16. Erişim adresi: https://toad.halileksi.net/olcek/sisirilmis-benlik-duygusu-olcegi

Görsel Kaynakça:

  1. https://www.wannart.com/narsisizm-enstantaneleri-ile-30-unlu-otoportre-calismasi/
  2. https://amp.onedio.com/haber/521656
  3. http://www.fransizlape.com/narsisizmin-gunumuzdeki-bicimleri-ve-populer-soylemler-ozguvenli-bireyler-mi-narsisistik-kisiler-mi/

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın