psikolektif

MASLOW PİRAMİDİNİN HANGİ BASAMIĞINDASIN?

Abraham Harold Maslow, insancıl psikolojinin dalı olan hümanizmin ortaya çıkmasına katkılar sunan bir psikoloji profesörüdür. Maslow’un kendi adıyla anılan “Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi” 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada ortaya çıkan ve sonrasında geliştirilen bir insan psikolojisi kuramı veya teorisidir. İhtiyaçlar hiyerarşisi psikolojide olduğu gibi diğer alanlarda da çok kullanılan bir kuramdır (Ertem, 2002). Maslow’a göre güdülenmenin…

DANSTAN TERAPİYE YOLCULUK

“Belki de terapideki en önemli şey, şimdiki anı deneyimlemenin geçmişi nasıl yeniden yazabileceğini görmeye başlamaktır.”  -Daniel N. Stern Temel amacı bireylerin iyi oluşunu destekleme ve ruh sağlığı problemlerini çözmede yardım verme olan terapide belki en önemli şey Stern’in de bahsettiği gibi anı deneyimlemektir. Psikoterapi deyince akla gelen sözel iletişim ve etkileşimin yanında beden hareketlerini anda…

AÇ BAKAYIM AĞZINI, UÇAK GELİYOOORR!

Sağlıklı toplumun temelini sağlıklı çocuklar oluşturur. Sağlıklı çocukların yetişmesinin temelinde ise yeterli ve dengeli beslenme vardır.  Bu konuda en çok sorumluluk anne ve babalara düşmekte çocuklarının yeterli ve dengeli beslenmeleri konusunda bilgi sahibi olmaları ve bu bilgileri uygulamaları önem taşımaktadır.  Ülkemizdeki insanların beslenme alışkanlıklarına ve düzenine dikkat ettiğimizde aslında çok da sağlıklı bir şekilde beslenmediğimiz,…

KOŞULSUZ KABUL İLE DEĞİŞİM

Birey merkezli terapi yaklaşımının çarpıcı ve radikal olduğunu ileri süren Carl Rogers, diğer psikoterapi yaklaşımlarının terapi için gerekli gördüğü birçok faktörü önemsiz sayarak yeni bir terapi anlayışı geliştirmiştir. Bu çabaları eleştirileri beraberinde getirse de günümüzde birey merkezli terapi yaklaşımının ilkeleri tüm yaklaşımlara göre danışma sürecinin önemli unsurlarıdır. Birey merkezli yaklaşıma göre danışma sürecini ele almak…

SOYU TÜKENEN BİR TÜR: DOĞADAKİ ÇOCUK

“Çocuklar hiçbir şey kaybetmiş değil; zaten hiç sahip olmadılar ki. Burada konuştuğumuz şey, kendileri doğanın içinde büyümüş olan birçoğumuzun gerçekleştirdiği bir dönüşüm. Şimdi ise doğa artık yok.” -Richard Louv İnsanın doğal bir varlık olması doğa ve doğadaki canlılarla iletişim halinde olmasını sağlar. İletişim kurmadığındaysa fiziksel ve ruhsal duyularını yitirmeye başlar. Oysaki doğa hangi formuyla görünürse…

ROGERS -GÜÇ BİZ MİYİZ?-

Birey merkezli terapi, Carl Ransom Rogers’ın (1902–1987) bir eseridir ve varoluşçu terapi gibi insancıl yaklaşımların bir koludur. İnsanın özünde iyi olduğu şeklinde temel önermesi birey merkezli terapinin en belirleyici özelliğidir. Üç farklı dönemden geçerek son aşamada birey merkezli terapi ismini almıştır(Murdock, 2016). Carl Ransom Rogers’ın aile ortamı; her bireyin eşit ölçüde saygı gördüğü, dini ve…

Duygusal Beslenme ve Beden İlişkisi

Duygusal beslenme, psikolojik olarak acı çekenlerin fiziksel açlık yaşamadıklarında bile stresli, zor duygulara yemek yiyerek cevap verme eğilimidir. Duygusal yeme veya duygusal açlık, genellikle minimum besin değeri olan yüksek kalorili veya yüksek karbonhidratlı gıdalar ile giderilmeye çalışılır. Duygu durumları, hayatta alınan kararları, yapılan davranışları veya seçimleri etkilediği gibi kişinin iştahını ve açlığını belirleyen temel psikolojik…

Psikolektif Dergisi – Sayı – 8 : KRİZ

Psikolektif dergisinin ”KRİZ” temalı, 8. sayısı yayında! İyi okumalar dileriz.

CİNSEL GELİŞİM VE CİNSEL EĞİTİM 2

Daha önce Cinsel Gelişim ve Cinsel Eğitim 1 adlı yazıda cinsel gelişim nedir, önemi ve çocukların yaşlarına göre cinsel gelişim davranışlarına yer verilmiştir. Bu yazıda cinsel eğitimin önemi, cinsel gelişim kazanımları ve çocuklarla cinsel gelişimi konuşabilme kurallarına yer verilmiştir. Çocukta Cinsel Eğitim Çocuğa cinsel eğitim vermenin öncelikle kendisine sonra da yaşadığı topluma birçok  yararı vardır.…

YENİ BİR SÖYLEM: BİREY MERKEZLİ TERAPİ

“Kendimi olduğum gibi kabul ettiğimde değişebilirim.” Carl Rogers İnsancıl bakış açısının doğduğu 20. yüzyılın ortasında psikolojide insanlığa dönük iki farklı bakış açısı vardı. Bunlardan ilki, hepimizin bilinçaltı tarafından davranışımızı yönlendiren saldırgan ve cinsel içgüdülerin kontrolü altında olduğumuzu söyleyen psikanaliz; diğeri ise insanı büyük bir fareden çok da farklı görmeyen davranışçı yaklaşım (Burger, 2006). Pek çok…