As Good As It Gets / Benden Bu Kadar

1997 I ABD I 139’ I Komedi, Dram, Romantik I IMDb:7,7

Yönetmen: James L. Brooks

Oyuncular: Jack Nicholson, Helen Hunt, Greg Kinnear

Ödüller: Oscar (En iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu), Altın Küre Müzikal veya Komedi dalında (En iyi film, En iyi kadın oyuncu, En iyi erkek oyuncu)

 

Başarılı bir yazar, düşüncelerini dobraca dışarı vuran ve bu yüzden pek sevilmeyen, kaldırım çizgilerine basmama, ellerini yıkama gibi konularda obsesif bir adam Melvin Udall. Karşı dairesinde oturan komşusu Simon eşcinsel, ressam ve köpek besliyor. Melvin’in her gün gidip yemek yediği restoranda garsonluk yapan Carol yalnız bir anne, kolay hastalanan ve ilgilenmesi gereken oğlunu annesinin yardımıyla büyütüyor. Carol’un artık garsonluk yapmayacağı, komşusu Simon’un ise saldırıya uğramasıyla düzeni alt üst olan Melvin’in hayatında yapacağı değişimlerin üçünün hayatına olan etkisini seyrediyoruz.

 

Melvin’in OKB, Simon’ın eşcinsel ve sanatçı olarak yaşadığı zorluklar, Carol’un tek ebeveynlik ve hasta çocuğa sahip olmak hakkında söyleyecekleri var izleyicilere. Bu üç karakterin yaşamlarının kesişmesi ve yaşantılarıyla sosyal varlıklar olarak birbirimizi iyileştirme ve yardım etme konusundaki inancımızı eğlenceli dakikalar eşliğinde pekiştiriyor.

Psikolojik Açıdan Değerlendirmesi -spoiler içermektedir-

 

Melvin Udall:             En belirgin özelliği obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu belirtileri göstermektir. Melvin’in bu belirtilere uyan birçok davranışını film boyunca gözlemliyoruz: aşırı düzen, titizlik, kuralcılık, inatçılık; başkalarının da bu kurallara tam uymasını bekleme; aşırı kararsızlık; iş sorumluluklarına aşırı düşkünlük; konuşmalarında duygusallıktan uzaklık; kolayca kuruntulu, ambivalans olma eğilimi. Aşk romanları yazarak iş hayatında oldukça başarılı iken sosyal hayatta kimseyle sağlıklı bir ilişki kuramamaktadır. İnsanlara alaycı ve kaba davranır, lafını esirgemez. Psikiyatristine en son iki sene önce gitmiştir. Günlük hayatında bir düzen oturtmuş ve bu düzenin bozulmasına tahammülü yoktur. Bu davranışlarının altında duygusal, hassas, düşünceli bir kişi saklanmaktadır.

 

Carol: Tek ebeveyn olarak çalıştığı saatler hariç hassas bünyeye sahip oğlunu doktorlara yetiştirme telaşında. Hiç sosyal hayatı yok. İşe gittiğinde oğluna bakması için annesi yardımcı oluyor. Romantik bir ilişkisi ya da cinsel hayatı yok. Melvin’in elinden yemek yediği tek garson. Hayatında birinin olmamasının eksikliğini duyarken Melvin’in yaptığı yardımla kendine ayıracak zamanı oluyor.

 

Simon: Arkadaşı yerine koyduğu bir köpeği var. Komşusu Melvin’le köpeğini istememesi ve gay olduğu için kaba davranması sebebiyle anlaşamıyorlar. Bir sevgilisi var, yaptığı resimleri satarak geçimini sağlamasına yardım ediyor. Geri planda duran, hayatını idare etmekte zorlanan biri ve kurduğu yüzeysel ilişkilerin içinde mutsuz olduğunu hissettiriyor.

 

Melvin ve Simon köpek aracılığıyla birbirlerine yakınlaşırlar. Simon, Melvin’in katı kabuğunun altındaki duygusal yanı görmeye başlar. Başta Simon hastanedeyken köpeğine bakan Melvin evine geldiğinde köpeği gezdirmeye devam eder, bir gece ona çorba götürür, ailesiyle görüşmesi için yolculuğa çıkarlar. Dönüşte onu evine alır, Carol’la ilişkisi için cesaretlendirir.

 

Yolculuk sırasında Carol arabayı kenara çeker ve travmatik anların hayatın akışını durdurması gibi durarak Simon’un ailesiyle yaşadıklarını dinleriz. Annesi resim çizmesini desteklemiştir. Çizdiği resimler ise annesinin çıplak poz verdiği nü resimlerdir. Babasının bunu bir gün yakalayarak öğrenmesinin ardından bir daha sağlıklı iletişim kurmazlar. Babası Simon’u redderek, görmezden gelerek bu durumdan kaçınır. Otelde Carol banyoya girmeden önce arkasından çıplak sırtını görüp etkilenir ve o anda resmini çizme arzusu duyarak kendini daha iyi hissetmeye başlar. Saatlerce çizer, ellerinin sanki durmak istemediğini ifade eder ve Carol da utangaçlığından sıyrılıp bu ilgiden memnun olur. Burada Simon’un Carol’u bilinçaltısal annesinin yerine koyarak çocukluğundaki travmayı telafi etmeye çalıştığını düşündürüyor. Carol ve Simon artık birbirlerine güvenmektedirler.

 

Arabada Simon sorunlarını anlatırken Melvin’in araya girmesiyle onun çocukluk travmalarını da öğreniyoruz. Babası on bir yıl boyunca bir odadan çıkmaz. Piyano çalmayı öğretirken her hatasında cetvelle ellerine vurarak cezalandırır. Melvin’in okb olmasının ardındaki dinamiklerin babasından gelen mükemmelliyetçi dayatmaları ile sosyal öğrenme ve genetik yatkınlık ihtimalleri olabileceğini anlıyoruz.

 

Melvin ve Carol arasındaki romantik ilişkiyi incelersek adeta bir yaklaşıp iki kaçınıyor olduklarını söyleyebiliriz. Melvin’in takıntıları, şaşmaz katı dürüstlüğü buna sebep oluyor gibi gözükse de Carol da Melvin’e karşı kaba ve aynı ölçüde dürüst davranır. Zamanla aralarında oluşan güven ise kendini hissettirir. Melvin bunların sonucunda kendini daha iyi hissetmeye ve daha az obsesif davranmaya başlamıştır. Artık daha iyi bir adam olmayı arzularken aslında artık hayatında birine güvenmektedir ve o insan ondan mükemmel olmasını beklemez.

 

Melvin, Carol ve Simon için yaptıklarını başlangıçta sadece rutinine dönmek için yapsa da zamanla güven ilişkisi geliştirir, bağlanır ve obsesif yönleri azalmaya başlar. Melvin için bu ilişkiler iyileştirici bir etki yaratır.

 

Sehile KURT

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir