Psikolojik Danışman: Olmak Ya da Olmamak

Mesleki Yeterlik Kurumu (2017) tarafından okul psikolojik danışmanı şu şekilde tanımlanmaktadır:

“Okul Psikolojik Danışmanı (Seviye 7) iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma ve kalite gereklilikleri çerçevesinde öğretmen, aile ve diğer paydaşlarla işbirliği halinde, okul öncesi dönemden ortaöğretim sonuna kadar öğrencilerin akademik, kariyer ve kişisel-sosyal gelişimlerine yardımcı olmak amacıyla; bireyi tanıma tekniklerinden yararlanarak, önleyici, geliştirici ve çözüm bulucu özellikteki okul psikolojik danışmanlığı programını geliştiren, bu programı uygulayan ve değerlendiren; öğrencilerle bireysel ve grupla psikolojik danışma, sınıf rehberliği gibi doğrudan etkileşime ve okuldaki ilgililerle konsültasyon gibi dolaylı etkileşime dayalı çalışmalar yapan nitelikli kişidir.”

Her ne kadar mesleğin ulusal standardı belirlenmiş ve açık olsa da ülkemizde geçmişten bugüne unvan ve mesleki kimlik konusunda karmaşa yaşanmaktadır. Bunların bir kısmı yasal boyutta yer alırken bir kısmı ise psikolojik danışmanların mesleki kimlik ve algıları ile ilgidir. Bunların yasal boyutuna bakıldığında okul psikolojik danışmanlarının okullarda görev yaptığı düşünüldüğünde rehberlik hizmetleri yönetmeliklerinde belirtilen görev adları mesleki unvan olarak benimsenmiş ve kullanılmıştır. Dünden bugüne rehberlik uzmanı, rehber öğretmen, rehberlik öğretmeni gibi görev adları okul psikolojik danışmanlarınca benimsendiğinden ortak bir mesleki kimliğe kavuşulamamıştır. Diğer taraftan ise okul psikolojik danışmanlarının algıları da rehberlik öğretmeni mi yoksa okul psikolojik danışmanı mı olduklarını önemli ölçüde etkilemiştir. Günümüzde bir kesim okul psikolojik danışman yasal görev tanımlarını unvanı olarak benimserken bir kısmı ise gerçek unvanlarını benimseyip kullanmaktadır.

Bakıldığında her ne kadar önemsiz birer detay gibi gözükse de unvan aslında mesleğin uygulama boyutunda önemli farklar yaratmaktadır. Kendisine rehberlik öğretmeni diyen psikolojik danışman, psikolojik danışman kimliğinden önce öğretmen kimliğini kabul etmek durumundadır. Oysa en basit açıdan bakıldığında bile öğretmen çoğu durumda nesnel bilgiler sunar, değerlerini işin içine katar. Bu açıdan içinde öğretmen olan bir görev tanımını unvan olarak kullanmak mesleki kimliğin de öğretmene yönelmesine yol açmaktadır. Alanyazının ötesinde okullarda çalışan psikolojik danışmanların öğrencilerin “Siz diğer öğretmenler gibi değilsiniz, bizi dinliyor, anlamaya çalışıyorsunuz” cümlelerine maruz kalması aslında bu farkın anlaşıldığını göstermektedir.

Sürekli yazılıp çizilse de okul psikolojik danışmanı unvanının kullanımı konusunda alanda çalışanlar tarafından ortak bir paydada henüz buluşulamamıştır. Bu konuyla ilgili American School Counselor Association (ASCA) tarafından şu soruya cevap aranmıştır: Kendisini “rehber danışman” ile “okul psikolojik danışmanı” olarak tanımlayan kişiler arasında algılanan mesleki yetkinlik açısından anlamlı bir fark var mıdır?

276 okul danışmanının katıldığı çalışmada algılanan yeterlilikler ASCA ve CACREP’in meslek standartlarınca oluşturulmuş 25 maddelik bir envanter ile test edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda kendisini “rehberlik danışmanı” ile “okul danışmanı” işaretleyen kişilerde mesleki yeterlik anlamında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Buna göre kendilerini “okul danışmanı” olarak tanımlayan bireylerin “rehberlik danışmanı” olarak tanımlayan bireylere oranla mesleki yeterlik algılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışma süresi yani deneyimin de bu sonuca etkisi araştırılmış, anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Kısacası çalışma süresi ve deneyimin mesleki yeterlik algısına etki etmediği görülmüştür (American School Counselor Association [ASCA)], 2019).

Türkçe alanyazında da Gümüş’ün (2017) yapmış olduğu çalışmaya göre meslekten duyulan kıvanç arttıkça psikolojik danışman unvanını kullanma olasılığı da artmaktadır. Ayrıca psikolojik danışman özyeterliğinin de artması psikolojik danışman unvanını kullanma olasılığını da arttırmaktadır. Remley ve Herlihy (2007)’e göre mesleki kıvanç psikolojik danışmanın; mesleki tercihe ilişkin pozitif duyguları olması, alanın geçmişine, inanç ve temelini oluşturan felsefe ve görüşleri takdir etmesi ve mesleğinden övünç duyarak diğer bireylerle iletişime geçmesidir (Akt. Gümüş, 2017). Bu anlamda mesleki kıvancın mesleği kabullenme, mesleğini sahiplenme ve mesleki kimliği oluşturmada önemli bir etken olduğu söylenebilir. Kısacası bu araştırma mesleğini sahiplenen bireylerin psikolojik danışman unvanını kullanmada daha cömert davrandığı söylenebilir.

Tüm bunlar mevcut durumla harmanlandığında aslında unvanın tek bir şey değil birçok şey olduğu ve birçok şeye olumlu-olumsuz etki ettiğini göstermektedir. İlk olarak rehberlik öğretmeni olarak kendilerini tanımlayan alan çalışanları, aldıkları “öğretmen” sıfatı ile okullarda birçok yanlış algıya yol açmaktadır. Nitekim çok değil 2 yıl önce yeni rehberlik yönetmeliği öncesi MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, “Okullarımızda şuan yürürlükteki haliyle rehber öğretmenlerimiz ile diğer öğretmenlerimiz arasında okuldaki toplumsal barışı sıkıntıya sokan bir yanlış anlama süreci var” şeklinde talihsiz bir açıklama yapmıştır. Ancak bugün bakıldığında yanlış anlama açısından bazı noktalarda haklı olduğu söylenebilir. Kendini öğretmen olarak tanımlayan psikolojik danışman, öğretmen diğer meslektaşları tarafından eşit şartlarda olmadıkları için eleştirilmektedir. Rehberlik öğretmeni unvanı psikolojik danışmanı ruh sağlığı uzmanı olmaktan öte bir eğitimci olmaya daha çok yaklaştırmaktadır. Bu da yanlış anlamaları kolaylaştırmaktadır.

Diğer yandan ortak ve mesleği doğru ifade eden bir unvanın kullanımı mesleğin toplumdaki bilinirliği ve saygınlığını da olumlu etkileyecektir. Mesleği tam anlamıyla yansıtan bir unvan mesleğin gerektirdiği teori ve pratiği de olumlu temsil edecektir. Kısacası toplum nezdinde psikolojik danışmanın kim olduğu, ne iş yaptığı ve yapmadığı daha net biçimde yer bulacak ve belki de mesleğe yönelik güvenirliği de etkileyecektir.

Yapılan çalışma, deneyimin unvan kullanımında etkisinin olmadığını göstermektedir. Oysa deneyimin mesleki yetkinlik açısından önemli bir faktör olduğu söylenebilir. Ayrıca alınan lisans ve üstü eğitim de bu noktada belirleyici olabilir. Ancak kişisel gözlemler aynı üniversitelerden mezun olan bireylerin benzer hareket etmediğini göstermektedir. Bu da algılanan yetkinliğin çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Bunun psikolojik danışman yetiştirme sürecinde ele alınması gereken önemli bir nokta olduğu aşikârdır.

Kısacası psikolojik danışmanın özyeterliğinin düşük olması, mesleki kıvancının düşük olması, alanı sadece iş imkânları açısından tercih etmiş olması, mesleki kimliğinin yerleşmemiş olması, yasal prosedürler vb. nedenlerle rehberlik öğretmeni unvanını kullandığı söylenebilir.

Shakespeare’in ünlü şiirinde geçtiği gibi “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!”. PDR alanı her gün çeşitli zorluklara ve olumsuzluklara maruz kalmaktadır. Bunun birçok sebebi olduğu aşikârdır. Ancak özünde ne olunduğunun ve ne olunmadığının kabul edilmesinin yattığı söylenebilir. Bir meslek, unvanı ile tanınır ve unvanı ile çalışma ortamında ve toplumda yer bulur. Unvan mesleki kimliğin ambalajıdır. Alan çalışanları rehberlik öğretmeni veya içinde öğretmen geçen bir unvanı benimsediği zaman ruh sağlığı ambalajını da nispeten yitirmektedir. Oysa ruh sağlığı çalışanı olan psikolojik danışmanlar psikolojik danışman unvanını birer madalya gibi taşıyabilmeli, kullanabilmelidir. Nitekim bunu yapmamak, mesleki kimliği bir anlamda inkâr etmek olacaktır. Ne olduğunu bilmeyen psikolojik danışman, olmadığı şeylerle bir bütün olacak ve onlar haline gelecektir. Nöbet tutacak, boş derse girecek, idari iş yapacaktır. Ve ne olduğunu bilmeyen psikolojik danışman, başkalarının ol dedikleri haline dönüşecektir.

Psikolojik danışman bir öğretmen değil psikolojik destek hizmeti sunan bir ruh sağlığı çalışanıdır. Ve unvanını göğsünü gere gere kapısında, kartvizitinde, masa isimliğinde, sosyal medya hesaplarında, hazırladığı çalışmalarda kullanabilmeli ve kullanmalıdır.

 

Okan USLU

Psikolojik Danışman

 

Ek Okumalar:

Özkan Emiroğlu tarafından çevrilen American School Counselor Association (ASCA) Göre Okul Danışmanları için uygun olan ve olmayan çalışmalar adlı yazı aşağıdaki linkten okunabilir: https://www.aktuelpdr.net/american-school-counselor-association-asca-gore-okul-danismanlari-icin-uygun-olan-ve-olmayan-etkinlikler.html

ASCA tarafından hazırlanan Okul Danışmanı Standartları ve Yeterlilikleri’ne şu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.schoolcounselor.org/asca/media/asca/home/SCCompetencies.pdf

 

KAYNAKÇA:

American School Counselor Association (2019). Guidance Counselors or School Counselors: How the Name of the Profession Influences Perceptions of Competence. Erişim adresi: https://www.schoolcounselor.org/asca/media/asca/Careers-Roles/ResearchReport-Zyromski.pdf

Eren Gümüş, A. (2017). Okul Psikolojik Danışmanlarının kullandıkları unvanın mesleki kıvanç, psikolojik danışman özyeterliği ve bazı özniteliklerle yordanması. Ege Eğitim Dergisi, (18) 2, 653-675. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/download/article-file/367962

Mesleki Yeterlik Kurumu (2017). Ulusal meslek standardı Okul Psikolojik Danışmanı seviye 7. Erişim Adresi: https://portal.myk.gov.tr/index.php?fileName=17UMS0625 7%20Rev%2000%20Okul%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1&dl=Mes ek_Standartlari/3090/SON_TASLAK_PDF_20180925_155445.pdf