Nomofobi: Çağımızın Dijital Hastalığı

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Gelişen ve değişen dünyayla birlikte her geçen gün yaşam standartlarında, hayatı idame etme şeklinde ve bulunulan ortama adapte olma konusunda yenilikler ortaya çıkmaktadır. Yaşanılan tarihsel zamanın en belirgin yeniliği ise “dijital çağ” olmuştur. Artık insanlar iletişim ihtiyaçlarını, temel gereksinimlerini, sosyalleşme ihtiyaçlarını, bilgi edinme işlerini dijital araçlar sayesinde gidermektedir.

Tanım itibariyle teknoloji; insanların hayatlarına belli ölçüde etki eden, bilimin insan hayatına yansıtılmış hali olan, yaşamı kolaylaştıran unsurdur. Teknolojinin insanların hayatındaki yerinin kalıcılaşmasının hem olumlu hem de olumsuz yönleri bulunmaktadır. Hayatı kolaylaştırıcı etkisi, zaman konusunda artıya geçme durumu teknolojinin olumlu özellikleri arasındadır. Olumsuz yönleri ise belli bir çerçeve içerisinde ele alındığında; sosyal çevrenin kısıtlı hale gelmesi, sanal dünyadan uzak kalamama ve telefonun bir tık ötede varlığını hep korumasıdır (Polat, 2017).

Teknoloji bağımlılığı ve altında yer alan başlıklar ele alındığı zaman her birinin bir diğeri ile sarmal şekilde bağlı olduğu söylenebilir. Özellikle son zamanlarda her yaş grubunu içine alan akıllı telefon bağımlılığı ile ilgili bir terim gündeme gelmektedir. Nomofobi adı ile bilinen bu terim akıllı telefondan yoksun kalma korkusu olarak genel anlamda tanımlanmaktadır.

            Telefonun ilk icat edilme amaçları arasında en yer eden ve evrensel olan neden bireylerin birbirleriyle iletişim kurmalarını kolaylaştırmaktadır. Temelinde haberleşme ihtiyacı yer alan bu araç zamanla yerini habersiz kalmama ihtiyacına bırakmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda cep telefonları yerini teknolojinin gelişmesiyle akıllı telefonlara bırakmıştır. İnsanların haberleşme aracı artık çağ atlamış ve akıllı telefonlar; fotoğraf çekme, e-posta, mesaj gönderme, sosyal medya araçlarından faydalanma ve oyun oynama gibi opsiyonları da içinde barındırır hale gelmiştir (Kişioğlu ve Yıldırım, 2018).

Nomofobi kavramı, “no mobile phobia” kelimesinden ortaya çıkmıştır. Bireylerin akıllı telefonlarından yoksun kalma korkusu olarak Türkçeye çevrilmektedir. Nomofobinin beraberinde korku ve anksiyete getirmesi sonucunda bireyler günlük yaşamlarında konsantrasyon eksikliği yaşamaktadır. Bunun sonucunda ise günlük hayatlarında aksamalar, odaklanma problemleri, uyku düzensizlikleri ortaya çıkmaktadır (Gezgin, Şahin ve Yıldırım, 2017). Bir öğrencinin nomofobi yaşadığı ele alınırsa; bu öğrencinin okul ve gündelik yaşamını bir düzen içerisinde sürdürememesi, yaşanılan yoğun kaygı nedeniyle uyku düzensizlikleri yaşaması ve beraberinde akademik başarısında bir düşüş olması olasılıklar arasındadır.

Nomofobi olgusunun diğer bağımlılık türlerinden farkı; bireyin akıllı telefonu yanında olduğu zamanlarda bile akıllı telefon yoksunluğu belirtileri göstermesidir (Deniz, Erdem, Kalkın ve Türen, 2016). Örneğin; birey sürekli bildirimlerini kontrol etmekte, cihazın aktifliğini son seviyeye kadar yükseltme gibi davranışlar gösterebilir.

Nomofobik bireylerin belli başlı davranış örüntüleri bulunmaktadır. Bu örüntüler; 24 saatlik zaman diliminde çok sık telefon kontrolü, yanında mutlaka şarj aleti taşımak, 7/24 telefonu başucunda açık bir şekilde tutmak, uyumadan önce ve uyanıldığında telefondaki uygulamaları ve bildirimleri kontrol etmek olarak sıralanmaktadır (Sırakaya, 2018).

Bireylerin akıllı telefon aracılığıyla sosyal medya platformunda yer alan profillerini sık kontrolü birden fazla sonuç ortaya çıkarmaktadır. Bu sonuçlardan biri; Instagram adlı sosyal medya aracında paylaşılan gönderilerin beğeni sayısının insanlar için büyük önem arz eder hale gelmesidir. Beğenilme ve onaylanma ihtiyacını dahi sosyal medya platformuna taşıyan insanlar göz önüne alındığında, ortaya giderek prangalarla çerçevelenmiş bir hayat çıkmaktadır.

Instagram adlı uygulamada ortaya çıkan bu negatif durumun önüne geçmek adına kurucu yöneticiler bir tasarı hazırlamıştır. Bu tasarıya göre; beğenilme oranını yalnızca profil sahibinin görebileceği bir seçenek olacaktır. Böylelikle bu takıntının ve götürülerinin önüne geçilmek hedeflenmektedir (“Instagram’dan like takıntısını”, 2019).

Nomofobi olgusunun bir diğer ayağı ise “gelişmeleri kaçırma korkusu” olarak bilinen FoMO’dur. Bu bağımlılık türünün nomofobi ile ilişkisi yadsınamaz düzeydedir. Bireyin akıllı telefondan yoksun kalma korkusu ile gelişmeleri kaçırma korkusu arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Sosyal medya hesaplarını güncelleme üzerinde yoğun çaba harcayan insanlar, akıllı telefonlarından uzak kaldıklarında aynı zamanda sosyal medya hesaplarında kaçırdıkları noktalar konusunda da yoğun endişe duymaktadır (Kişioğlu ve Yıldırım, 2018).

İnsanların bu denli akıllı telefona “mahkum” hale geldikleri çağımızda Almanya’nın Augsburg semtinde bu duruma iğneleyici ve farkındalık arttırıcı bir önlem alınmıştır. Bu semtte önlem amaçlı zemine yaya geçitlerinin hemen başına kırmızı ışıklar yerleştirilmiştir. Böylelikle telefonlarına yoğunlaşarak sağına ve soluna bakmadan insanların ihmalkârlığının önüne geçilmek ve bu nedenle ortaya çıkan ölümlerin azaltılması hedeflenmiştir (“Akıllı telefon kullanıcılarına”, 2016).

Bunun yanında akıllı telefonlarında gün içerisinde normalin üstünde zaman geçiren bireyler bu zamanlarının büyük bir çoğunluğunu kendi çevresinin gündemini takip etmek için sosyal medya araçlarını kullanarak harcamaktadır. Paylaşımlarına aldıkları yorumlar, beğeniler ve geri dönütler bireyin gündelik hayatında ihtiyacı olan sevgi ihtiyacını da karşılamaktadır (Kişioğlu ve Yıldırım, 2018).

Tüm bu bilgiler ışığında günümüzün dijital hastalıkları hakkında ne kadar bilgi sahibi olunursa, farkındalık düzeyi ne kadar arttırılırsa bu bağımlılığın önüne geçilme olasılığı o denli artacaktır. “Bir insan, çok insandır.” anlayışı her zaman işlevsel olacaktır.

Melisa Buran

Adnan Menderes Üniversitesi

Kaynakça:

  1. Akıllı Telefon Kullanıcılarına Yerde Trafik Lambası (2016, 28 Nisan). Erişim adresi: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/04/160428_akilli_telefon_yerde_trafik_isigi
  2. Deniz, M., Erdem, H., Kalkın, G., Türen, U. (2016). Üniversite Öğrencilerinde Mobil Telefon Yoksunluğunun Akademik Başarıya Etkisi. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 21(3). 923-936.
  3. Gezgin, D. M., Şahin, Y. L., Yıldırım, S. (2017). Sosyal Ağ Kullanıcılarının Nomofobi Düzeylerinin Çeşitli Faktörler Açısından İncelenmesi. Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama, 7(1).
  4. Instagram’dan Like Takıntısını Önleme Adımı: Yalnızca İçerik Sahibi Görebilecek (2019, 19 Nisan). Erişim adresi: https://tr.sputniknews.com/yasam/201904191038816199-instagramdan-like-takintisini-onleme-adimi-yalnizca-icerik-sahibi-gorebilecek-/
  5. Kişioğlu, A.N., Yıldırım, S. (2018). Teknolojinin Getirdiği Yeni Hastalıklar: Nomofobi, Netlessfobi, foMO. SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi, 473-480.
  6. Polat, R. (2017). Dijital Hastalık Olarak Nomofobi. Yeni Medya Elektronik Dergi, 37-46.

Görsel Kaynakça:

  1. https://www.mehmetmucahit.org/2019/01/telefon-bagimliligi-nomofobi.html
  2. https://www.winally.com/2019/02/nomofobi/
  3. http://www.okursun.com/nomofobi-nedir/
  4. http://ozcekim.com.tr/kategoriler/saglik/eyvah-nomofobi-oldum-yilin-sozcugu-nomofobi-nedir/
  5. http://karikaturbu.blogspot.com/2016/12/cep-telefonu-bagmllg.html

 

 

Bugüne Kadar Toplam 397 Görüntülenme, (Bugün) 6 Görüntülenme