Hak Savunuculuğundan Siber Zorbalığa : F. P. A. Vakası

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Ruh sağlığı alanı son yıllarda bu alana mensup olmayan birçok kişi tarafından yoğun istismara maruz kalmaktadır. Üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji ve sosyal hizmet lisans programlarından mezun olan kişilerin son yıllarda iş bulma kaygıları arttıkça mesleklerine sahip çıkma konusundaki çabaları ise doğru orantılı olarak artmıştır. Bu bağlamda, ruh sağlığı yasasının çıkarılmasına yönelik son yıllarda sosyal medya üzerinden birçok kampanya yapılmış, ilgili meslek gruplarının temsilcileri Aydın milletvekili Deniz Depboylu öncülüğünde ruh sağlığı yasa tasarısını hazırlama işine koyulmuşlardır. 2018 yılında meclise sunulan teklifin içeriğinde sosyal devlet ilkesine uygun olarak hazırlanmış birçok madde bulunurken1, ruh sağlığı alanının kangren olmuş sorunlarına çözüm olabilecek birçok madde de yer almıştır. Söz konusu yasa tasarısının akıbeti ile ilgili henüz bir bilgi ise yok. Zaman zaman ruh sağlığı yasasının gerekliliği ile ilgili sosyal medyada konuşulmakta, bu bağlamda çeşitli olaylarla karşılaşılmaktadır. Bunlardan biri de 08 Temmuz Çarşamba günü İnstagram hesabının biyografi kısmında kendisini ‘bilinçaltı terapi uzmanı’ olarak adlandıran F. P. A. ile ilgili gerçekleşti. Ruh sağlığını istismar etmeye çalışanlara artık dur demenin zamanı geldi diyen ve zaman zaman sosyal medyada örgütlenen bir grup tarafından, ilgili kişi Twitter’da ifşa edildi, bunun üzerine çok kısa bir sürede ruh sağlığı alanına mensup birçok kişi F. P. A. ‘nın İnstagram hesabına ‘adeta’ mesajlar yağdırıp, kendisini bezdirmeye, trollemeye, yaptığının yanlış olduğunu söylemeye kalkıştı. Twitter’da konuşma içeriklerinin art arda paylaşılması, özel hayatın gizliliği ve konuşma içeriklerinin paylaşılmasının yasal anlamda suç olması gibi hususlar ise adeta ‘unutulmuş’ görünüyordu. Haksızlık karşısında gösterilen tepkinin kutsallığı bu önemli detayları önemsiz hale getirmiş, kim F. P. A. ‘ya daha sert tepki verebilir, onu kızdırabilir yarışına dönmüştü olay. Hatta Twitter’da konu ile ilgili -sözde- komik tweetler paylaşılmış, iş mizaha (!) da dökülmüştü.

Peki bu olay neden bu kadar büyüdü? F. P. A. masum mu? Ruh sağlığı alanını koruma konusunda mücadele veren, bu yolda her şeyi mübah görebilecek kadar korkusuz gençlerin siber zorbalığına göz yumulamaz mı? Konuşma içeriklerine ve F. P. A. ‘nın profiline bakıldığında, ilgili kişinin ruh sağlığı alanını istismar eden ‘balinalar’ tarafından istismar edilmiş, kısa yoldan para kazanmaya çalışan eski bir butik kıyafet satıcısı olduğu anlaşılmaktadır. Hayatında belki de ilk kez bu kadar yoğun mesajlara maruz kalan bu kişinin olaylar karşısında savunmasız kalması, gelen her tepki mesajında kabalaşmasına, ağza alınmayacak ifadeleri kullanmasına ve ortalığa tehditler savurmasına yol açmış olabilir. Tabii ki bu davranışların doğru olduğunu savunacak değiliz, ancak lisans eğitimleri boyunca empati ile yatıp, empati ile kalkan meslek gruplarının mensupları ‘toplu lince’ kalkışmayı ‘hak savunuculuğu gerekçesi’ ile hafifletmeye çalışınca durumun içler acısı bir hal aldığını söylemek, öz eleştiri yapılmasına olanak sağlamak gerekli olmaktadır. F. P. A. ‘nın ruh sağlığı alanını istismar ettiği açıktır, ancak bu kişinin bunu yapan tek kişi olmadığı illa bir ‘savaş’ açılacaksa bunun bu kişi gibi yüzlercesine eğitim veren (hangi yetkinlikle eğitim veriyorlarsa?!) ‘balinalara’ öncelikle açılması gerektiğini de söylemekte fayda var. Ruh sağlığı alanının istismara açık olması ve sorunların çözülmesi gerektiği su götürmez bir gerçek iken toplum nezdinde de rahatsız edici boyuta ulaşan, hak savunuculuğu adı altında yapılan ‘siber zorbalıklara’ dur demek de ruh sağlığı alanına mensup kişilerin etik sorumluluğudur.

Peki bu tarz üzücü olayların bir daha yaşanmaması için ne yapılabilir?  

Öncelikle bu kişilerle direkt mesaj yoluyla iletişime geçmek yerine, (sözde) yaptıkları işi, nerede çalıştıklarını yani kısaca gerekli tüm bilgileri en kısa ve doğru yoldan toplamaya çalışıp ruh sağlığı alanına sahip mesleklerin sivil toplum örgütlerine (derneklere) mail yoluyla ulaştırılması, bu derneklerin de hukukçular yoluyla, hukukun sınırları çerçevesinde mücadele etmeleri sağlanabilir.

CİMER’e ruh sağlığı yasasının gerekli olduğu, bu tarz istismarcı kişilerin olduğu bilgisi paylaşılarak şikayet / istek-öneri mesajları yazılabilir.

Ruh sağlığı alanının istismar edilmesi içimizi acıtırken, ruh sağlığı meslek mensuplarından bir grubun ‘hak savunuculuğu’ yaparken ‘siber zorbalık’ yapmaları, ofansif mizah adı verilen saldırgan ve incitici mesaj paylaşmalarına da dur demek, yanlışa yanlış demek gerekiyor. Psikolektif olarak yanlışı yapanın kim ya da kimler olduğuna bakmadan doğru bildiğimizi savunmaya, Ortak Noktamız Ruh Sağlığı demeye devam edeceğiz.

Kaynak

1 https://t24.com.tr/haber/mhpnin-ruh-sagligi-yasa-teklifinde-neler-var,794057 .

Mücahit AKKAYA

Uzman Psikolojik Danışman / Psikolektif Kurucu Yöneticisi

Bugüne Kadar Toplam 497 Görüntülenme, (Bugün) 2 Görüntülenme