“DAHA” İYİYİM!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

İnsanlığın var olduğu günden beri yaşanılan dünya ve içindeki insanlar bir değişimin, gelişimin ve ilerlemenin döngüsü içerisindedir. Alınan kararların, gerçekleştirilen davranışların hem bir sebebi hem de bu sebebin doğurduğu sonuçlar vardır. Bu sebep ve sonuçlar kümesinde dengeli bir yaşantı sürmenin de belli getiri ve götürüleri olmaktadır. Bir insanın yaşam grafiği; düz bir çizgiden ziyade iniş ve çıkışlardan, artı ve eksilerden meydana gelmektedir.
Peki, grafikte yer alan bu dalgalı durumun kıstasını ne belirlemektedir? Diğer bir ifadeyle, alınan bir kararın grafikteki konumu hangi değişkenler aracılığıyla ortaya konulmaktadır? Bu soruların cevapları, temelde insanları “kıyaslama” davranışına yönlendirmektedir. Örneğin; sınavdan 62 alan bir öğrenci, bu sonucunu değerlendirmek için diğer arkadaşlarının puan aralığına ihtiyaç duymaktadır. Bu örnekten çıkarılacak en temel sonuç, bir birey kendini değerlendirirken diğer insanların değerlendirmelerine gereksinim duymaktadır.
İnsanların bu değerlendirme ve karşılaştırma ihtiyacı doğrultusunda 1954’te Sosyal Psikolog Leon Festinger düşüncelerini “Sosyal Karşılaştırma Kuramı” çerçevesinde birleştirmiştir. Kuramın temelinde, her insanda kendisiyle ilgili doğru bir değerlendirme güdüsünün olduğu ele alınmıştır. Bu değerlendirmenin gerçekleştirilmesi için ise objektif verilerin yetersiz kaldığı durumlarda diğer insanlarla bir kıyaslama durumuna gidildiği öne sürülmüştür. Hayata ve insana dair her şey kıyasa yatkın bir yapıya sahiptir: İş ve eğitim performansları, fiziksel özellikler, yaşam koşulları, düşünce yapıları vb. örnek gösterilebilir (Sürgevil, 2008).

Festinger’den sonra bu konu üzerine çalışma yapan araştırmacılara göre; insanlar sadece kendi durumunu değerlendirmek amacıyla sosyal karşılaştırmadan faydalanmamaktadır. Aynı zamanda; kendini geliştirme ihtiyacını giderme, benliğini yüceltme ve bulunduğu ortamda kabul edilme ihtiyacı nedeniyle de kıyasa yönelebilmektedir (Biçer ve Sözkesen, 2018).
Sosyal psikolojinin oldukça önem verdiği kavramlardan biri olan uyma psikolojisi, bireylerin bulunduğu ortama kabul edilme ihtiyacıyla bağdaştırılabilir. Aidiyet hissetme ve kabul görme ihtiyacının verdiği baskı ile insanlar çevresine uymakta ve bu nedenle kendi davranışlarıyla diğer insanların davranışlarını karşılaştırmaktadır. Kendini geliştirme ve benliği yüceltme etmenlerinde ise farklı senaryolar devreye girmektedir. Kendini geliştirmek isteyen birey, diğer insanların özelliklerine ve davranışlarına dikkat etmekte ve kendi “eksik kaldığı noktaları” iyileştirmeye yönelmektedir. Benliği yüceltmede ise, bu motivasyonu geliştirmek adına birey kıyasladığı özellikler açısından daha aşağıda gördüğü bireyleri ele almaktadır (Teközel, 2007).
Kuram kapsamında yapılan araştırmalar sosyal karşılaştırmanın olumlu ve olumsuz motivasyonları olduğunu göstermektedir. Bu kıyaslama sürecinin olumlu olarak ele alındığı sosyal çevrelere de örnek olarak işletmeler de gösterilebilir. 1970’li yıllarda işletmelerde “Benchmarking” adıyla bilinen bir yönetim şeklini benimsenme yoluna gidilmiştir. Türkçe karşılık olarak kıyaslama kelimesi kullanılan bu kavram esasında işletmelerin gelişmesi aşamasında kullanılmıştır (Keskin, 2017).
1959’da ilk fotokopi makinası Xerox ortaya çıkmış ve 1970’li yıllara kadar satış oranları istenilen düzeyde olmuştur. Fakat 1970’te kendisine bir Japon markası daha hızlı, pratik ve kullanışlı bir makinayla rakip olmuştur. Bunun üzerine şirketler kendileriyle benzer işleri yapan firmaların ürünlerini inceleyerek rekabet ortamını geliştirmiş ve sürekli yeniliği kovalayan bir yapılanmaya dönüşmüştür (Keskin, 2017).
İnsanların gündelik hayatlarında dur durak bilmeden sürekli ileriye gitme gayesinde de benzer bir mekanizmanın işlediği söylenebilir. Var olan kıyaslamanın ve diğerine yetişme çabasının işletmeler arasındaki rekabetten bir farkı yoktur. Çünkü günümüzde sosyal karşılaştırma kişiye bir kimlik vadetmektedir. Ham olan kimlik hamuru, çevrenin ve yaşanılan tarihsel zamanın içerisinde koşullara göre şekillenmektedir.

Bu hamurun oluşumunu çevre ve tarihsel zaman kadar etkileyen bir diğer faktör ise dijital medya araçlarıdır. Sosyal medya araçları aracılığıyla “göstermelik” mutluluklar çoğalmakta fakat benlik saygısı ve yaşam doyumu da bir o kadar hızlı azalmaktadır. Bireyler bu araçlar aracılığıyla pozitif bir benlik sunumuna yönelmekte ve bu durum da beraberinde yukarı sosyal kıyaslamaları tetiklemektedir. Domino taşlarını andıran bu döngü nedeniyle her bir faktör bir diğerini devirmekte ve sonuç olarak birey olumsuz etkilenmektedir (Biçer ve Sözkesen, 2018).
Genel anlamda sosyal karşılaştırmanın etkileri dikkate alındığında bireylerin iki farklı eğilime sahip olduğu görülmektedir. İlk eğilime göre, birey çevresinde ve ilgi alanı içindeki bireylere benzeme çabası içerisinde olmakta; diğer eğilime göre ise birey çevresindeki insanlardan daha iyi ve üstün bir noktada olma gayesi içinde olmaktadır. Böylelikle bireyin kendini bilmesi ve öz değerlendirme yapması yerini kendini doğrulamasına ve öz onaya evirilmektedir.
Hayatın her parçasında olduğu kadar bulunulan noktanın saptanması konusunda da insanlar diğerlerine ihtiyaç duymaya devam edecektir. Bunun varlığı kabul edilerek yola çıkılması en sağlıklı olandır. Olumlu motivasyonlar başucu kitabı yapılarak yaşanılan sosyal çevrede bireyler kendilerine özgü bir konum belirleyebilir. “Çünkü her birey biriciktir!”

Melisa Buran
Psikolojik Danışman

Kaynakça:
1. Biçer, S. Ve Sözkesen, M.E. (2018). Instagram’da sosyal kıyaslama, benlik saygısı ve yaşam doyumu ilişkisi: Fırat üniversitesi üzerinde bir inceleme. Akdeniz İletişim Dergisi, 309-311. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/565880
2. Keskin, U. (2017). Eğitim sektöründe kıyaslama uygulamaları: İlköğretim kurumlarında kıyaslama yönteminin kullanılmasına ilişkin nitel bir çözümleme. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 9(26). 737-742. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/338339
3. Sürgevil, O. (2008). Farklılık kavramına ve farklılıkların yönetimine temel oluşturan sosyo-psikolojik kuramlar ve yaklaşımlar. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11(20). 111-124. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/857294
4. Teközel, İ.M. (2007). Gerçekliği inşa etkinliği olarak sosyal karşılaştırma: Sosyal karşılaştırma süreçlerinde gerçekçi ve kurgusal karşılaştırma enformasyonu kullanma eğilimlerinin incelenmesi (Doktora tezi, Ege Üniversitesi, İzmir). Erişim adresi: https://acikerisim.ege.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11454/2682/imerttekozel2007.pdf?sequence=1&isAllowed=y
Görsel Kaynakça:
1. https://tinydns.org/advantages-and-disadvantages/
2. https://www.uib.no/fof/101852/recognition-beyond-difference-politics-indifference
3. https://sungardeninvestment.com/2017/02/09/different-way-look-dividend-paying-stocks/

Bugüne Kadar Toplam 229 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme