BÜTÜN, PARÇALARIN TOPLAMINDAN DAHA DEĞERLİDİR!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 5 Dakikadır.

“Bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin.

Hayatın ipleri senin elinde…”

Suç ve Ceza, Dostoyevski

Yaşar Kemal’in “İnsan düşleri öldüğü gün ölür.” betimlemesi ile anlatmaya çalıştığı ölüm kavramının bir yansıması olan intihar, günümüzde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bireyin, kendine sunulmuş olan yaşam hakkını kendi eliyle geri çevirmesi, yaşam hakkının dışına çıkması ve/veya bu hakkı her an bırakabileceği yönündeki algıları intihar eylemini tanımlayabilir. Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlükte (t.y.) intihar, bireyin toplumsal ve psikolojik sebeplerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi eylemi veya bireyin hayatını sona erdirebilecek nitelikte aşırı eylemler olarak tanımlanmaktadır.

Tanımlanan bu eylemlerin günümüzde giderek arttığı, yaş grubunun giderek düştüğü, toplumda giderek daha fazla yer edindiği söylenebilir. Dünya Sağlık Örgütü 2016 raporuna göre her 40 saniyede bir birey intihar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. BM’ye göre ise 2010-2016 yılları arasında ölümle sonuçlanan intiharlarda yüzde %9,8 oranında bir azalma meydana gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü verileri de bu veriyi desteklemektedir (Akt. Hunt, 2019).

Her ne kadar ölümcül intihar oranlarının azaldığı belirtilse de, her 40 saniyede bir bireyin intihar nedeniyle hayatını kaybetmesi durumun ciddiyetini koruduğunu ortaya koymaktadır. Yeşildal’a göre (2019) özkıyım nedenlerine bakıldığında %80’inin doğrudan bir ruhsal bozukluk ile ilişkisi bulunmaktadır. Aile ile ilişkili problemler, sağlık problemleri, toplumsal/kültürel norm ve değerler, madde kullanımı gibi nedenler de diğer nedenler arasında gösterilebilir.

Alanyazın incelendiğinde de intihara neden olan durumların çeşitlilik gösterdiği söylenebilir. Bunun ötesinde özkıyım davranışı ve nedenleri incelenirken her bireyin ayrı olarak değerlendirilmesi, özkıyıma götüren sürecin ele alınması ve özkıyımı engelleyici veya tekrar olmasını önleyici çalışmaların yapılması elzemdir. Nitekim intihar davranışı eylem öncesi (düşünce aşaması), eylem ve eylem sonrası olarak 3 aşamada ele alınabilir. İntihar düşüncesine götüren yol, her birey için ayrı ayrı incelenmelidir.

TÜİK (2015) intihar istatistiklerine göre 2015 yılında intihar edenlerin %34,3’ünü 15-29 yaş grubu bireyler oluşturmaktadır. Bu oranın yaklaşık %25’i ise 15-19 yaş arası bireylerden oluşmaktadır. Ergenlik döneminin çalkantılı ve duygusallığının yoğun olduğu dönemlerinde; kimlik oluşumu ve kimlik karmaşalarının yoğunluğu, artan heyecan arayışı, dürtüsellik, olumsuz duygulanımların varlığı yüksek düzeydeki bu oranları açıklayabilir. Yaş grubunun düşük olması nedeniyle intihar davranışında önleyici etmenlerin, müdahale edici ve iyileştirici faktörlerden daha önemli olduğu söylenebilir.

Çocuk Psikolojisi ve Psikiyatrisi Dergisi (The Journal of Child Psychology and Psychiatry)’nde yayınlanan bir çalışma, güçlü akran ve yetişkin bağının intihar düşüncesi ve teşebbüsünü önlemede önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nde intihar oranlarının yaygın olduğu 38 lisede 10.291 öğrenci ile yapılan araştırma sonucuna göre dostluk bağları kuvvetli ve sosyal bütünleşme, grup uyumunun yüksek olduğu okullarda intihar düşüncesi ve teşebbüsünün az oranda görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte grup uyumunun az olduğu, izolasyon ve dışlanmanın fazla olduğu okullarda ise intihar düşüncesi ve teşebbüsü daha yoğun görülmüştür. Bu uyum ve sosyal ilişkilerin hem akran hem yetişkin düzeyinde olduğu ifade edilmiştir (Wyman, Pickering, Pisani, Rulison, Schmeelk-Cone, Hartley, Gould, Cane, LoMurrey, Hendricks Brown ve Valente, 2019).

Yapılan araştırma sonuçlarına bakıldığında ergenlerin sosyal destek almaları, bir gruba ait olma, grup uyumu ve bütünlüğünü yakalayabilme, yetişkinler ile etkileşim ve destek alabilme durumlarının özkıyım düşüncesi karşısında önleyici faktörler olduğu söylenebilir. Woodward ve Horwood (2000)’e göre ergenlikte bireyi intihar davranışına götüren 3 temel faktör bulunmaktadır. Bunlar karakter yapısı, tetikleyici faktörler ve sosyal çevre olarak ifade edilebilir (Akt. Develi, 2019). Bireyin sosyal çevreden destek alması, olumlu sosyal çevreye sahip olması bireyi intihara götüren yolda engelleyici rol oynayabilir. Zor durumlarda bireye çevresinden gelebilecek yardımlar olarak tanımlanabilecek s Nitekim intiharın bir yardım çığlığı da olduğu düşünüldüğünde sosyal destek bu çığlığın fark edilmesine de katkı sağlayacaktır.

Ergenlik çağındaki bireylerin günlerinin büyük çoğunluğunu okulda geçirdikleri düşünüldüğünde burada akran desteğini almaları, yetişkin boyutunda öğretmen ve okul görevlileri ile olumlu ilişkileri olmaları diğer bir ifadeyle okulda olumlu bir atmosferin olması oldukça önemlidir. Bu nedenle ergen ve yetişkin arasındaki bağları kuvvetlendirebilecek çalışmaların yapılması, ergenlerin sağlıklı başa çıkma becerilerini ve sosyal etkileşimini arttıracak önleyici psikoeğitim çalışmalarının yapılması, akran çatışmalarını engelleyecek akran danışmanlığı uygulamalarına başvurulması özkıyımın önlenmesinde koruyucu faktörler olabilir.

Her ne kadar önleyici faktörler önemli olsa da kimi zaman bu faktörler de yetersiz kalabilir. Müdahale edici, iyileştirici boyutta ise ergen intihar düşüncesini dile getirdiğinde ciddiye alınmalıdır. Çoğu zaman bu ön belirtiler ihmal edilebilmekte, önemsenmemektedir. Ergenin intihara ilişkin niyetleri, planları ele alınmalı, risk faktörleri belirlenmelidir. Özkıyıma ilişkin bir güvenlik planı yapılmalı, önleyici faktörün önemli bir basamağı olan sosyal destek alınmalıdır. Okul psikolojik danışmanı ergeni psikiyatriste sevk etmelidir. Burada ergenin umutsuzluğunun umuda, kötümserliğinin iyimserliğe dönüştürülmesi elzem dir. Ergenin başa çıkamadığı durumlara ilişkin yeni başa çıkma stratejileri oluşturması sağlanmalı, işlevsel olmayan duygu ve düşünceleri işlevsel olanlarla değiştirilmelidir. Duygusal başa çıkma becerileri öğretilmeli, olası bir intihar durumunda yapılacaklar önceden planlanmalıdır. İntihara yol açabilecek durumların belirlenmesi ve bununla ilgili önlemler alınması da önemlidir.

İntihar kimi zaman komplike, kimi zaman ise daha basit bir görünümde ortaya çıkmaktadır. Sebebi ne olursa olsun intiharın bir yardım çığlığı olduğu unutulmamalıdır. Bu çığlık görmezden gelinmemeli, tüm paydaşlarla bireye etkin bir destek sunulmalıdır. Bireyin algıladığı bu destek önleyici-koruyucu bir faktör yaratabilir. Szalavitz (2017) bu durumu şu şekilde ifade etmiştir: “Ateş ısıtabilir veya yakıp yok edebilir, su susuzluğu giderebilir veya boğabilir, rüzgar okşayabilir ya da kesebilir. İnsan ilişkileri de böyledir; birbirimizi hem yaratabilir ve yok edebiliriz, hem besleyebilir ve dehşet içinde bırakabilir, hem de travma yaratabilir ve iyileştirebiliriz.”

Gestalt yaklaşımının da belirttiği gibi: “Bütün, onu oluşturan parçaların toplamı değil, daha fazlasıdır.” Bireyin bireysel olarak yaşadığı şu çağda her bir bireyin bir yapbozun parçası olduğu, ortaya çıkacak güzelliğin her bir parçanın birbiriyle uyumu sonucunda mümkün olduğu unutulmamalıdır. Kayıp giden bir parçanın bütünü de etkilediği, her bir parçanın önemli olduğu göz ardı edilmemelidir.

Isıtan ateş, susuzluğu gideren su, birbirini destekleyen ve besleyen bireyler olabilmek dileğiyle…

Ve sen, ASLA PES ETME.

Okan USLU

Psikolojik Danışman

Kaynakça:

  1. İntihar. (t.y.). Türk Dil Kurumu güncel Türkçe sözlük içinde. Erişim adresi: https://sozluk.gov.tr/
  2. Hunt, K. (2019, 9 Eylül). One person dies every 40 seconds from suicide, WHO says. CNN Health. Erişim adresi: https://edition.cnn.com/health
  3. Yeşildağ, M. (2019). İntiharı bu anahtar kelimeler ele veriyor. Erişim adresi: https://www.e-psikiyatri.com/intihari-bu-anahtar-kelimeler-ele-veriyor
  4. İntihar İstatistikleri, 2015. (2016, 17 Haziran).Türkiye İstatistik Kurumu Haber Bülteni,21516. Erişim adresi: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=21516&utm_term=istatistik,n%C3%BCfus,enflasyon,sanayi,gsyih,demografi&utm_source=twitterfeed&utm_medium=twitter
  5. Wyman, P. A., Trevor A. Pickering, T.A., Pisani, A.R., Rulison, K., Schmeelk-Cone, K., Hartley, C., Gould, M., Caine, E.D., LoMurray, M., Brown, C.H., Valente, T.W. (2019). Peer-adult network structure and suicide attempts in 38 high schools: implications for network-informed suicide prevention. The Journal of Child Psychology and Psychiatry, 60:10, s. 1065–1075. doi: 10.1111/jcpp.13102
  6. Develi, B. Y. (2019). Çocuk acil servise özkıyım nedeniyle başvuran adölesan dönemindeki çocukların sosyodemografik özellikler açısından retrospektif olarak incelenmesi (Tıpta uzmanlık tezi). YÖK Tez veritabanından erişildi (Erişim no: 534315).
  7. Slavitz M., Perry B.D. (2016). Köpek gibi büyütülmüş çocuk: Bir çocuk psikiyatristinin not defterinden kalıcı bir bestseller (10. Baskı). (E. Söğüt, çev.) İstanbul: Okuyan Us

Görsel Kaynakça:

  1. https://news.streetroots.org/2019/04/05/connection-between-eviction-and-suicide
  2. https://www.spectrumnews.org/opinion/viewpoint/suicidal-tendencies-hard-spot-people-autism/
  3. https://www.everydayhealth.com/columns/my-health-story/how-peer-support-transformed-my-type-2-diabetes-management/
  4. https://hthayat.haberturk.com/saglik/psikoloji/haber/1052553-10-psikolojik-etki/3

 

Bugüne Kadar Toplam 97 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme