Anne, Baba Beni Gerçekten Duyuyor Musun?

Sevgili Ailem,

Anneciğim ve babacığım, dünyaya gelmek şimdiye kadar yaşadığım en müthiş deneyimdi. Bunda sizin etkiniz oldukça büyük. Teşekkür ediyorum. Uykusuz gecelerinizin ve sabrınızı taşırdığım sayısız anın farkındayım. Sizinle geçirdiğim günler gerçekten mükemmeldi. Bunlar için şükran borçluyum ve minnettarım. Yeniden dünyaya gelseydim yine sizi annem ve babam olarak seçerdim. Çünkü biliyorum ki herkesin anne ve babası eşsizdir. Siz de benim için öylesiniz.

Her hatamı ve davranışımı sabırla karşıladınız, farkındaydınız ki ben bir çocuğum ve sizler birer yetişkin… Benden asla gelişim dönemimim ve yaş özelliklerimin dışında büyük şeyler beklemediniz.  Ancak zamanı gelince öğreneceğimden emindiniz çünkü. Mesela ben ağladım, üzüldüm sizin için önemsiz ve değersiz olan nice şeye. Siz bütün bunları yine anlayışla karşıladınız ve bana kızmak istemediniz. Yemeğimi yemedim, terliklerimi giymedim, çoraplarımı kaybettim, üstümü kirlettim… Siz yine bunları benim kendimi keşfetme şansım olarak gördünüz. İzin verdiniz, umut aşıladınız ve fırsat yarattınız. Bu demek değil ki yanlışlarıma da göz yumdunuz. Sadece öğretirken yanlışlarımı yüzüme vurarak yapmadınız bunu. Sizlerle hep yaptıklarımı konuştuk, yapamadıklarımı değil. Övdünüz beni göğsüm kabardı. Yerecek olduğunuz zamansa hep bir yutkunup,  hep içinize attınız. Bana etiketlerinizi yapıştırmadınız damgalamadınız, yaftalamadınız.

Bazen bencilce davrandım,  hayatı ve çevreyi kendim gibi algıladım ama siz biliyordunuz ki bunlar benim için normal şeyler. Hangi bebek  üç aylıkken yürümüş ki. Bazı şeylere gücümün yetmediğinin farkındaydınız. Daha yaşıtlarımla oyun oynamayı bile bilmediğim bir dönemde bana ‘oyuncaklarını neden arkadaşınla paylaşmıyorsun?’ diye kızmadınız mesela. Okudunuz, hem de çok okudunuz ‘bilgilenmek gerek’ dediniz,  anne-baba olmayı dünyanın en ciddi mesleği olarak gördünüz. Diğer mesleklerde ilgi ve yeteneğe göre ayrışan insanların hepsinin ilgi ve yetenek aranmaksızın anne ve babalık mesleğini icra etmek zorunda olduğu ciddiyetini hep taşıdınız.

Biliyorum ki ben yine gelecekte beni asla olması gerekenlerinize alet etmeyeceksiniz ve ben biliyorum ki canım ailem bana ‘şu ol, bu ol’ demek yerine benim kendimi tanımam için fırsatlar sunacaksınız. Çünkü sizler anne baba olmayı çok sevdiniz. Bunun yanında eş olabilmeyi ve aile olabilmeyi de sonuna kadar başardınız. Bazen çatıştık bazen tartıştık ama hepsini bilinçli, çözüm odaklı yaptık ve sonunda mutlaka barıştık. Hayatı ve bir çok değeri bana söylediklerinizle değil bana yaşattıklarınızla öğrettiniz. Yalan söyleme demek yerine bana hiç yalan söylemediniz. Ya da doğruyu söylediğim için beni övdünüz, göklere çıkardınız. Hata yapıp telafi etmeme fırsat vererek büyüttünüz beni.

Şimdi ben hayata mutlu bakan, gelişimin ve değişimin sonsuz, her yaşta ve lezzetli olduğuna inanan, kendi değerlerinin farkında ve özgüvenli bir yetişkin oldum. Tıpkı annem ve babam gibi… Ve çocuklarımı da sizin bana öğrettiğiniz yöntemlerle yetiştiriyorum. Bunun için de ayrıca teşekkür ederim Aile en önemli ve en güzel okulmuş, sayenizde bir de bunu anladım.

Sizleri çok seviyorum.

 

Hande Yıldırım
Psikolojik Danışman

 

Kaynakça:

Navaro, L. 2001. Beni Gerçekten Duyuyor Musun? İstanbul: Remzi.

 

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir