ALGININ GELİŞİMİ

Zihin süreci olan algılama göze, kulağa ve diğer alıcılara gelen uyarıcılara anlam verilmesidir. Algının insan yaşamında en önemli olduğu ve duyularını en yoğun olarak kullandığı dönem çocukluk yıllarıdır. Bu dönemde çocuklar duyu organlarını kullanarak çevrelerini tanımaya ve etrafında gelişen olaylara anlam vermeye çalışırlar.

Yeni doğan bir bebek çevresiyle ilişki kurmaya başlar. Zamanının çoğunu çevresini tanıma uğraşıyla geçirir. Nesnelere uzanarak, dokunarak, ağzına koyup tadarak, bakarak ve koklayarak inceler, tanımaya çalışır. Böylece zamanla nesnelerin özel tatlarını, kokularını, şekillerini, sıcaklıklarını, seslerini keşfeder, öğrenir. Bu öğrenmede önemli aşama bebeğin çeşitli duyumların “birbirine ilişkin” olduğunu anlamaya başlamasıdır. Bir ses duyduğunda o sesi çıkaran nesne veya kişiyi arar ve bu ikisinin birbiriyle ilişkili olduğunu anlamaya başlamasıdır. Aynı olgu görme ve dokunma duyuları için de geçerlidir. Bebek belirli görsel ve dokunsal izlenimlerin birlikte yer aldığını öğrenmektedir ve kendi girişimleriyle bunun nasıl olduğunu araştırabilir.

3-6 yaş arası algı gelişiminde değişimler gözlenmektedir. Bu değişimler şu şekildedir:

  • Seçicilik: Çevremizde çok çeşitli uyarıcılar vardır. İnsanın duyu organlarına gelen bunca bilginin hepsine yönelmesi olanaksızdır. Çocuk kendisi için önemli olan uyarıcıları önemsizlerden ayırt etmeyi öğrenir.
  • Ayırt Etme Becerisinin Gelişimi: Önceden bütün olarak görülen nesne veya durumun zamanla parçalarını, ayrıntılarını ve özelliklerini algılamadır. Küçük çocuklar durumları bir bütün olarak algılarlar. Nesneler bulundukları çevrenin bir parçası olarak görülür. Ayrıntıları ayırt etme yeteneği zamanla gelişir.
  • Nesne Değişmezliği ve Devamlılığı: Kişinin değişik durumlarda gördüğü nesne ya da insanı aynı nesne ya da insan olarak algılamasıdır. Çocukta bu değişmezlik öğrenme sonucu gelişir. Bu öğrenme kendisine yakın olan nesnelerin gözlenebilen niteliklerini keşfetmesiyle olur.
  • Ben Merkezcilikte Azalma: Küçük çocuklar kendi görüş ve algılamasının herkeste tıpatıp aynı olduğunu sanır. Ben merkezcilikte azalma çocuğun kendini diğerlerinden ayırt etmeye başlamasını ve onların bakış açısını benimseyebilmesiyle oluşur.

Çocukluk dönemi algı gelişiminde çok önemlidir. Yaşamın ilk yıllarında bireyin çevresinde zengin ve nitelikli uyarıcılar bulundurulması gerekir. Nitelikli yaşantılar kazanmasını sağlayarak algılama kapasitesi geliştirilmelidir.

Kübra Nur KİMSESİZ

Psikolojik Danışman

KAYNAKÇA

 Cengiz, Ö. (2002). 5.6-6 Yaş Çocuklarının Görsel Algı Gelişimini Destekleyici Eğitim Programının Etkisi. Yüksek Lisans Tezi.Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

Tuğrul, B., Aral, N., Erkan, S., & Etikan, İ. (2001). Altı yaşındaki çocukların görsel algılama düzeylerine frostig gelişimsel görsel algı eğitim programının etkisinin incelenmesi. Journal of Qafqaz University8, 67-84.

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir