Algılar Gerçekliğin Önündedir!

Günümüzde insanlar ile ilgili, insanları hayrete düşüren çeşitli araştırmalarla karşılaşmak mümkün hale gelmiştir. Geçtiğimiz günlerde de ortaya çıkan bir araştırma bunu kanıtlar niteliktedir. Araştırma içeriğinde genel hatlarıyla “Algımız sağlığımızı etkilemektedir.” bakış açısı yatmaktadır. Günümüzde çeşitli problemlerin ortaya çıkmasında bireyin bakış açısının önemli etkisi düşünüldüğünde ortaya çıkan araştırma sonuçları değerlidir.

Bu konu üzerine yorum yapılabilmesi için öncelikle algının tanımı üzerine odaklanılmalıdır. Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelmektedir (“Algı”, 2014). Bu noktada bilinmesi gereken en önemli unsur ise insan algısının bireyin yaşantılarının etkisiyle şekillenmesidir. Bu durum bir örnekle somutlaştırılırsa; bir insana  “İlk haline göre çok değiştin.” denildiği zaman birey bu cümleyi yaşantılarını göz önünde bulundurarak olumlu veya olumsuz algılayabilir.

Algının tanımından yola çıkılarak araştırmanın içeriğinde yer alan sav değerlendirilecek olunursa öncelikle söz konusu insan beyni olduğunda algının insan sağlığını etkileme ihtimalinin yüksek olduğu göz ardı edilmemelidir. Çünkü belli bir bilginin seçimi, düzenlenmesi ve yorumlanması kısmında oklar bir anda bireylerin kendi kendilerini etkilemesine dönebilmektedir.

Araştırma içeriğinde ana temanın altında algının insan sağlığını nasıl etkilediğine dair örneklere yer verilmiştir. ABD’deki Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çalışmanın ilk aşamasında öncelikle 61 bin yetişkinin ölüm oranları ile ilgili veriler incelenmiştir. Bu aşama tamamlandıktan sonra araştırmaya söz konusu bireylerin 21 yıl boyunca kendi akranlarına kıyasla ne düzeyde egzersiz yaptıkları irdelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ortaya yaşıtlarıyla denk düzeyde egzersiz yaptığı halde öyle düşünmeyen insanların, yaşıtlarından daha fazla egzersiz yaptığını düşünen insanlara göre daha erken yaşta hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştır. Bu örnek aslında insanların hayatında birçok noktaya uyarlanabilir. İnsanların yaşantılarıyla harmanlanarak ortaya çıkan algıları bir nevi onların davranışlarını da duygularını da yönlendirmektedir. Bu araştırmanın diğerlerinden farklı olarak ortaya koyduğu iddia ise insan davranışına ve duygularına yansıyan bu durum bireylerin sağlığını da etkilemektedir (“Algımız sağlığımızı nasıl”, 2018).

Kant’a göre, birey bazı şeyleri olduğu gibi değil, kendisinin istediği biçimde görmektedir. Herhangi bir zamanda bireyin algıladıkları sadece uyaranın yapısına bağlı değil, aynı zamanda ortama, önceki deneyimlere, o andaki duygulara, genelde istek, tutum ve amaçlara bağlıdır (“Algı yönetimi”, 2015). Kant’ın bu sözü göz önünde bulundurularak yorum yapılacak olunursa; ortam, deneyim ve amaçlar ortaya bireyin kendi algısını çıkarmaktadır. Bu demek oluyor ki ortamda bulunan bir uyaranı her insanın farklı şekilde yorumlaması mümkündür. Böylelikle insanların kendileri ve çevreleriyle ilgili algı şemaları aslında onların pusulası haline gelmektedir. Bir diğer değişle bireyin duyum ve algılarının birleşimi ortaya o bireyin gerçekliğini çıkarmaktadır. Ardından bu gerçeklikle duygu ve düşüncelerini şekillendiren birey, davranışlarını yönetmektedir.

Araştırmayı yapan Octavia Zahrt, algının insan sağlığını etkilemesini üç temel nedenle desteklemiştir. Birinci neden bir döngüye işaret etmektedir: Birey yeterince aktif olmadığını düşündüğünde strese girebilir. Birey strese girdikçe sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Ardından döngü tekrar başa sarmaktadır. İkinci neden ise, birey günlük hayatında aktif olmadığını düşünerek hayatını bu şekilde devam ettirir ve mevcut formundan da aşağı seviyelere inebilir. Son neden ise, nosebo etkisidir. Nosebo etkisi, plasebo etkisinin kötücül ikiz kardeşi gibidir. Örneğin bir bireyin kullanacağı ilacın yan etkilerinin onda ortaya çıkacağını düşünmesi ve bu durumun gerçekleşmesi nosebo etkisidir (“Algımız sağlığımızı nasıl”, 2018).

Son yıllarda etkisi gittikçe artan beden algısı ile bireylerin bu durumdan dolayı sağlığının etkilenmesi Zahrt’ın araştırmasına güçlü bir dayanaktır. İnsanlar yaşamlarını devam ettirirken bir yandan yaşadıkları dönemin koşullarına ve diğer insanlara denk düşme çabası içerisine girmektedir. İnsanların toplumun beden algısı kalıbına girme çabası da bu şekilde ortaya çıkmaktadır. Gerek çevrelerindeki insanların gerekse sosyal medyanın dayattığı standartlara uygun olma algısı insanların strese girmesine neden olmaktadır. İnsanlar belli bir kilo, belli bir beden ölçüsüne sahip olma gayesiyle kendi sağlıklarını bile göz ardı eder hale gelebilmektedir. Bu örnekte de görülmektedir ki insan, yaşamını belli normlara uygun hale getirmek adına birtakım algılar oluşturmakta ve bu durum davranışlarına olumsuz şekilde yansıyabilmektedir.

Zahrt’ın araştırmasını destekleyen bir diğer örnek ise, akademik başarı kaygısı yaşayan bireyler olabilir. Günümüzde bireyler hayalleri bile sorulduğunda, görmek istedikleri ülkeler, tanışmak istedikleri ünlüler, tatmak istedikleri yemeklerden ziyade ileride olmak istedikleri konum, yapmak istedikleri meslekler üzerine düşünür hale gelmiştir. Bu bağlam doğrultusunda bireyler eğitim hayatları boyunca kendilerini gerçekleştirme gayesinde olmaktansa en iyisi olma çabasına yönelmekte ve yapabileceklerinden daha iyisini yapmayı denemektedir. Örneğin aldığı puan aslında sınıf ortalamasının üstünde veya yeterli düzeyde bir başarı olsa dahi en iyisi olmadığı için kaygı yaşayan ve kendini suçlayan öğrencilerin sayısı giderek artmaktadır. Burada da bütün oklar tek bir noktada buluşmaktadır. O nokta da bireyin kendi akademik başarısıyla ilgili olan algısıdır.

Buraya kadar anlatılanlarda da görülmektedir ki bir birey için en büyük tehdit yine bireyin kendi algısıdır. Hayat denen lokomotifin penceresinden bakan insanı akıp giden düşünceler içerisinde tek bir noktaya saplanır hale getiren, yaşananların olduğundan farklı yorumlanmasına neden olan tek gerçeklik insanın algısıdır. Bu süreçte duygu, düşünce ve davranışların doğru tünele yönelmesi için algısal farkındalık oldukça önemli bir yere sahiptir. Gerçeğin aynası dünyanın kendisidir. Dümenin kontrolünü elde tutmak adına doğru algılamalar ise en temel ihtiyaçlardan biridir.

Melisa Buran

Adnan Menderes Üniversitesi

 

Kaynakça:

  1. Algımız Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? (2018, 12 Nisan). Erişim adresi: www.bbc.com/turkce/vert-fut-43727432
  2. Algı Yönetimi (2015, 14 Şubat). Erişim adresi: www.cengizakyol.com/wp-content/uploads/2015/03/38-Algı-Yönetimi.pdf
  3. Algı (2014, 14 Ağustos). Erişim adresi: http://psikolojik.gen.tr/algi.html

Görsel Kaynakça:

  1. http://sefakarahan.com/bulaniklastirilmis-algi-sistemi-nasil-yonetilir/
  2. http://psikolojikbakistobbetu.blogspot.com.tr/p/tobb-etu-psikoloji.html
  3. http://psikolojik.gen.tr/algi.html
  4. https://turkagram.com/kendimizi-sevme-deger-verme-sahip-oldugumuz-ozelliklerdentartida-su-anda-gordugumuz-veya-gorecegimiz/
  5. http://www.haber1.com/mobil/fotograf/3774/cocugunuzun-karnesi-neden-kotu/s/7

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir