Algıla ve Eyleme Geç

Algıla ve Eyleme Geç

 

     Bir yürüyüş yolunda, hafif tempolu şekilde yürüyorsunuz. Güneş ışınları gözlerinize geliyor ve gözleriniz kamaşıyor. Yolda yürürken ileride sağ tarafta çalıların arasında ters duran bir bebek görüyorsunuz. Bir bebeğin nasıl orada, o şekilde durabileceğini anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. “Oradaki bir bebek olamaz, bu imkânsız” diye düşünüyorsunuz. Çalılara doğru yaklaştığınızda, aslında gördüğünüzün gerçek bir bebek değil sadece bir oyuncak olduğunu fark ediyorsunuz ve yürüyüşe devam ediyorsunuz.

Bu gündelik hayattan olan örnekte gördüğümüz gibi, algı duyumla başlayabilir ama bir adım ötesidir. Duyu yoluyla bir deneyim elde edilir ve bu duyusal içerik yani deneyim mevcut bilgilerle yorumlanır, bir karara varılır. Bu karara ise “algı” denir. Ayrıca bu örnek, algının ek bilgiler doğrultusunda nasıl değiştiğine, algının bir süreç içerdiğine ve algı ile eylem arasında bir bağlantı olduğunu da ortaya çıkarıyor.

Algı duyular aracılığıyla elde edilen verilerin, çevreyi oluşturan nesne ve olayları anlamlandırma ve yorumlama sürecidir. Algı, bir biliş ve davranış mekanizması bütünüdür. Birbirinden net sınırlarla ayrılmayan, algı-bilişim-anlam sürekliliğinin bir unsurudur. Birey çevresindeki nesneler tarafından uyarılır ve bu uyarılar duyular yoluyla fark edildiğinde algı oluşur. Algılanan nesne beyne iletilerek bireyin daha öncesinde sahip olduğu deneyimler yardımı ile yorumlanır. Bu yorumlama sonucu algılanan nesne uyumlandırılıp kavrandığında ise biliş oluşur. Artık o nesne birey tarafından tanınan ve bilinen bir şey haline gelir (Porteous, 1977; Gür, 1996; Cüceloğlu, 2009, Akt. Kavaz, 2017).

The where pathway is also called the how pathway. (From Mishkin, Ungerleider, & Macko, 1983.).

Algılama ve eyleme geçme birbiriyle bağlantılıdır. Bir gözlemcinin nesneye görece hareketi, nesneyle ilgili bilgi edinmesini sağlar. Ayrıca bir nesnenin (örneğin bir fincanın) algılanması ile nesneye yönelik eyleme geçme (örneğin fincanı tutup kaldırma) arasında sürekli bir eşgüdüm bulunur (Goldstein, 2013).

Goldstein’ın (2013) Bilişsel Psikoloji adlı kitabında yer verdiği, maymunlara beyin ablasyonu yapılan deneyde: maymunların beyninden belli bir parçanın alınmasıyla, bir nesneyi tanımlama ve yerini belirleme-konumlandırma yeteneğinin nasıl etkileneceği test edildi. Deneyde maymunların yapacağı işler: doğru şekli seçme talimatını uygulamak (algılama) ve silindire yakın yemek deliğini seçme (konumlandırma). Deney sonucunda, ne ve nerede akımları keşfedildi. Maymunların beyninin, Oksipital lobdan Temporal loba giden Ventral yolu ablasyonlu ise, ne yolu yani bir nesnenin kimliğini belirlemeye yarayan kısım hasarlıdır. Oksipital lobdan Parietal loba doğru olan Dorsal yol ablasyonlu ise, nerede yolu yani bir nesnenin konumunu belirleyen kısım hasarlıdır. Bu iki yol birlikte çalışarak algı ile eylem arasında eşgüdüm kurar.Yapılan Nöropsikolojik ikili ayrışma çalışmalarıyla da Temporal lobunda hasar olan birinin ne yolunun yani algı yolunun, Parietal lobunda hasar olan bir kişinin ise nerede yolunun yani eylem yolunun doğru çalışmasında problem olduğu kanıtlanmıştır.

Algılama, yer belirleme ve harekete geçmede rol oynayan farklı yolların keşfedilmesi düşünüş biçimimizi “oturduğumuz yerden” yaklaşımının çok ötesine taşımıştır (Goldstein, 2013). Algı ve eylem arasındaki ilişkiyi anlayabilmek adına yapılan deneyler ve araştırmalar sonucunda algının eyleme olan yakınlığı, algının dinamik bir yapısının olabileceğini de göstermiştir.

Tuğba ZAL

Aday Psikolog

 

Kaynakça

Goldstein, B. E.(2013). Bilişsel Psikoloji. İstanbul: Kaknüs Yayınları.

Kavaz, İ. (2017). Çocuklarda Mekansal Algı ve Tercihler: İlkokul Derslikleri Örneği (Yüksek Lisans Tezi). Yök Tez Merkezi veri tabanından erişildi (Erişim No. 482548).

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir