28 Gün-28 Days

Oyuncular: Sandra Bullock, Viggo Mortensen, Dominic West, Elizabeth Perkins, Azura Skye

Yönetmen: Betty Thomas

Süre: 103 Dakika

Tür: Dram, Gerçekçi, Komik

Ülke: ABD

Filmin Değerlendirmesi

Sinema terapinin uygulamada kullandığı filmlere göz gezdirirken bağımlılık konusu dikkatimi çekti. Bu konuda sunulmuş birkaç filmden en dikkat çekeni, adını pek çoğunuzun duyduğunu düşündüğüm “Requiem for a Dream (Bir Rüya İçin Ağıt)” filmiydi. Hatırı sayılır bir çoğunluğun da bu filmi izlediğini düşünürken gözüme başka bir film ilişti. 28 Days (28 Gün) filmi alkol bağımlılığını işleyen bir filmdi. Temelinde bu sorun yatmasına rağmen içerisinde diğer bağımlılık türlerine de yer vermesi filmi benim için cazip hale getirdi ve bu filmi ayın filmi olarak inceleme altına altım.

2000 yılında çekilen bu film, dönemin alkolizm sorununa genç bir kadın üzerinden ışık tutuyor. Gwen adında hayatı dolu dolu yaşayan bu kadın halinden oldukça memnun olmasına rağmen çevresindekilerden aynı tepkiyi alamıyor. Ailesinden kalan tek üye olan ablasının düğününde oluşturduğu karmaşa filmin ilk sahnelerinde görülüyor. Bütün yaşananlara rağmen sürekli “Ben mutluyum ve sorunları halledebilirim.” mesajını veriyor. Ancak sorunları halletme biçimleri pek elle tutulur bir sonuç vermiyor. Nitekim düğün günü geçirdiği araba kazası bardağı taşıran son damla oluyor.Bu olaydan sonra Gwen’ in hayatı tamamıyla değişiyor. Öncelikle mahkeme kararıyla 28 gün rehabilitasyon merkezinde kalmak veya hapse girmek seçeneklerinden rehabilitasyon olanına razı oluyor. Başlarda Gwen, tedavi adı altında yapılan hiçbir etkinliğe katılmıyor. Telefon kullanımının yasak oluşundan sürekli toplanıp şarkı söyleyen bir grup insana kadar pek çok durum Gwen için zorlayıcı oluyor. O da bu durumdan kurtulmanın yolunu sık sık ortamdan uzaklaşmakta buluyor. Kendince güzel olan hayatını sevgilisinin küçük yardımlarıyla rehabilitasyon merkezinde de sürdürüyor. Ancak bu durumun böyle devam edemeyeceğini anlaması da uzun sürmüyor. Önce geçirdiği bir kaza ardından terapi seansı esnasında gruptakilerin kendisi hakkındaki şikayetleri Gwen’ in kendine verdiği zararı anlamada dönüm noktasını oluşturuyor.

İyileşme yönünde yaptığı bunca itiraza rağmen yaşadığı değişim, Gwen’ in kendine olan inancıyla bağdaşıyor. Halinden memnun olan parti kızı gidiyor yerine yeni bir hayat için kendinden emin ve davranışlarında kararlılık gösteren bir kadın geliyor. Hatta kendi hayatını değiştirirken başkalarının hayatına da dokunuyor. Tüm bu olumlu gelişmeler yaşanırken üzücü olaylara da yer veriliyor. Böylece hayatın ta kendisi diyebileceğiniz bir olay örgüsü yaşanmış oluyor.

Gwen’ in yanı sıra rehabilitasyon merkezinde kalan diğer insanların hayatları ve sorunlarla başa çıkma şekilleri de filmde yer ediyor. Her birinin sorunu farklı olsa da merkezde bulunma sebepleri aynı olduğundan iyileşme sürecinde birbirlerine destek olabiliyorlar. Bu da özellikle grup terapilerinin terapötik gücünü kanıtlıyor.

Gwen’ in hikayesinden yola çıkılarak anlatılan bu olay gerek bağımlılık üzerine yaşamda gerekse hukuksal süreçler açısından ülkemizde de benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla bu tür olaylar hakkında aydınlatıcı bir film olduğunu düşünüyorum. Bir cumartesi gecesi üzerine kafa yormak isteyeceğiniz akıcı bir film izlemek isterseniz bu film tam size göre!

Keyifli seyirler.

KAYNAKÇA

https://www.frameby.com (Künye)

 

HAZIRLAYAN:

Necla Aydoğan

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir